sponsorlu reklam Admatic -sponsor

12.sınıf Türk dili ve edebiyatı 1.dönem 1.yazılı soruları Test




12.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI YAZILI SORULARI,

2018-2019 12.sınıf Türk dili ve edebiyatı 1.dönem 1.yazılı soruları,  YAZILI SORULARI,

DEĞERLİ DERSKONUM.COM TAKİPÇİLERİ
SİZLER İÇİN MÜKEMMEL İÇERİKLERLE YİNE BERABERİZ..
2018-2019 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI YAZILI SORULARI İLE KARŞINIZDAYIZ..

SINAVI YOLLATAN DEĞERLİ ÖĞRETMENİMİZ İSMAİL GÖÇER'E TEŞEKKÜR EDERİZ...


1-) Bana öyle geliyor ki insanoğlu, ezelden başlayıp öngöremediği ya da anlayamadığı bir geleceğe uzayan korkunç bir kör dövüşüne dalmış. Karşılaştığı her engeli yenmiş, biri hariç. İnsan sadece kendini yenemiyor.
Bu metinlerde yazarların “insan”  ilgili görüşleri aşağıdaki bilim dallarından hangisiyle ilişkilidir?
A) Tarih    B) Sosyoloji    C) Psikoloji    D) Felsefe    E) Coğrafya

2-) Aşağıdaki eserlerden hangisi Türkçenin sözlüklerinden biri değildir?
A)Atabetü'l Hakayık  
B) Lehçe-i Osmani  
C) Divanü Lügâti’t-Türk ,
D) Mukaddimetü’l-Edeb       
 E) Muhâkemetü’l-Lugateyn

3-) Aşağıdakilerden hangisi Kaşgarlı Mahmut’un  Divan-ı Lügâti’t-Türk adlı eseri için söylenemez?
A) Eser tamamen Arap imla kurallarına göre yazılmıştır.
B) Türkçeden Arapçaya bir sözlük şeklinde düzenlenmiştir.
C) Madde başı olarak alınan kelime sayısı sekiz bin civarındadır.
D) Madde başları Türkçe, açıklamaları içeren kısımlar Arapçadır.
E) Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğu iddiasıyla yazılmıştır.

4-) Eserin ilk 110 sayfalık bölümü Latin alfabesine göre dizilmiş 1560 sözcük içeren Latince-Farsça-Kıpçakça sözlükle başlar. Ardından sözcüklerin anlamlarına göre öbeklere ayrıldığı 1220 sözcük içeren ikinci bir sözlük yer alır. Eserin Kıpçakça-Almanca sözlükle başlayan Almanca Kitabı denen ikinci bölümünde, Kıpçakça-Almanca ve Kıpçakça-Latince dizinler verilmiştir. Bu dizinlerde bazı sözcüklere örnek cümleler de mevcuttur. Ardından Kıpçakçaya çevrilmiş dualar, ilahiler, 47 Kıpçak bilmecesi ve Kıpçakça eklere ilişkin bazı dil bilgisi kuralları yer alır.
Bu parçada tanıtılan sözlük aşağıdakilerden hangisidir?
A) Mukaddimetü’l-Edeb          B) Divanü Lügâti’t-Türk
C) Codex Cumanicus     D) Lehce-i Osmani     E) Lehcetü’l lügat

5-) Ön yüzleri rokoko tarzından bozma yapılarıyla düzgün bir cadde. Kurşun rengi, koyu sarı, mat, açık mavi yapılar... Ekim ayının yağmurlu bir günü. Sokaklar ıslak, biraz önce dinmiş yağmur. Bir süre sonra yeniden çiseleyebilir. Kentin, daracık körfeze yakın, hafif bir yokuşla çıkılan eski, kibar mahallesi: Östermalm. Taş döşeli, dört köşe alandan doğru aşağıya inen dar bir sokak var; ölgün körfezin ucu görünüyor oradan. Kıyı ya çekilmiş küçük gemilerin direkleri. Öte yandaki sokak, iki yanını dolduran dükkânlarıyla Dramaten Tiyatrosu ‘nun yanına, kıyıya iniyor. Biraz ötede, yanda, kentin biraz daha canlı bir caddesi var.    Bu parçada kullanılan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Açıklayıcı           B) Betimleyici              C) Öyküleyici 
D) Tartışmacı           E) Öğretici

6-) Kafası karışmıştı. Bu soruları sormaya kalksa ustasına, ne karşılık alacağını biliyor gibiydi. Senin aklın ermez demeyecekti. Kendi kendine, şu anda, benim aklım bunlara şimdilik ermiyor ya bir gün gelecek erecek mi, diyordu. Ama ustası öyle demeyecekti. “Düşünme!”, diyecekti, o kadar. Ben öldükten sonra, sen de yanına bir çırak alıp yetiştirmeye başladığın zaman bunları düşünmeye başlar, hem kendini anlarsın hem beni, diyecekti. Duymuş gibiydi şimdiden, bu sözleri şimdiden işitmiş gibiydi. Demek ustasına erişen, onun ötesine bile taşan bir yanı vardı kendinin de. Bunları düşünebiliyordu.    
Bu parçada aşağıdaki  anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır?
A) Montaj  B) Diyalog  C) Anlatma  D) Özetleme  E) İç monolog
7-) Küçürek öykü türünün edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi sayılır. Diyalog tekniği bu yazarımız için önemli bir yer tutar. “Yangın”, "Yolcu", “Gece Bekçisi”, “Rastlantı”, “Zaman”, “Keşke”, “Kısa” ve “Yanıt” adlı öykülerinde diyaloglar kişilerle ilgili uzun betimlemelerin yerini tutacak nitelikte söylemsel bir işlev üstlenir. Uzun satırlar yerine kısa kısa konuşmalar aracılığıyla öyküdeki kişilerin ilişkisine ve onların kendi gerçeklerine ulaşır.
Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ferit Edgü              B) Necati Tosuner          C) Tarık Günersel
D) Vüs’at O. Bener                   E) Tarık Dursun K.

8-)  Çoğu kez ruh sağlığı çeşitli derecelerde zedelenmiş kişilerdir kahramanları. Bu kişilerin bireysel gibi görünen sorunlarının gerisinde hep toplum vardır, tutunamamanın acısı ya da ayrıcalığı vardır. Garip bir biçimde dışa dönük kişilerdir bunlar. Durumu beğenmiyordum. Daha doğrusu, kendimi beğenmiyordum. Son günlerde sinirlerim gergindi, bir doktora bile gitmeyi düşünüyordum. Bir kitapla oyalanmayı denedim.
 Bu parçalardaki altı çizili cümlelerde yazar aşağıdaki bilim dallarının hangisinden yararlanmıştır?
A) Felsefe  B) Psikoloji C) Sosyoloji D) Psikiyatri E) Halk bilimi

9-)  Bu okulu kazanacakların hepsi de benim gibi yoksul çocuklar mı, anne? Onu da öğrendin mi? –  Öyle ya, yoksul çocukları ki parasız yatılı için imtihan oluyorlar. –  Öyleyse ben burayı kazanırım. Üzülme. Sınavı pekiyiyle bitiririm. Artık burada, arkadaşlarım olur. Haftada iki gün sen hastaneden, ben okuldan çıkıp eve döneriz. Sana da konuk günlerinde bakkal bisküvi alırım.  (Parasız Yatılı-Füruzan)
Bu parçanın teması aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Halk-aydın yabancılaşması
B) Nesiller arasında yaşanan çatışma
C) Yurt özlemi çeken göçmenlerin dramı
D) Bir ailenin zorluklar karşısındaki mücadelesi
E) Büyük şehirlere göçün ortaya çıkardığı problemler

10-) Bugün geldiğimiz noktada “hikâye anlatma” tarzında klasik yapıda öyküler yazmaya devam eden yazarlar olduğu gibi, daha çok ima yoluyla anlatan, imgesel bir dil kullanarak daha kısa metinler kuran yani küçürek hikâyeler yazanlar da vardır. Küçürek hikâye yazarları, sıradan fakat yoğun ve özgün yaşantıları bu yollarla bize anlatırlar. Bu tür hikâyeler nasihatte bulunmaz, karakter geliştirmez, okuyucuyu bir yere taşımaz ancak bazı değişmez hakikatleri sezdirir, insanları onlarla aniden yüzleştirerek şok uyarmalar yapar.
Bu açıklamaya göre aşağıdaki parçaların hangisi  küçürek bir hikâyeden alınmış olabilir?
A) Birkaç hafta önce, her sabahki gibi, kahvemi içerek gazeteleri gözden geçiriyordum. Puslu, bungun bir haziran sabahıydı.
B) Kaç kardeştik bilmiyorum. En küçük bendim ve henüz saymayı bilmiyordum. Öğrendiğimde ise hepimiz dağılmıştık.
C) Evin her yanı yeni ovulmuş pirinç kaplar gibi pırıl pırıl. Su kapları dolu. Gaz tüpleri dolu. Artık kafasının takılıp kalacağı tek nokta yok.
D) Oğlum Musa da erliğini İstanbul’da yaptıydı. Bura delikanlısının erliği de, sivilliği de hep deniz üzeredir. Denizi daha bebeyken biliverirler.
E) Ülkenin büyük şehirlere uzak bir dağ başı kasabasında, bir demiryolu istasyonunda çalışan üç hikâyeciydik. İstasyon binasına bitişik yan yana üç kulübemiz vardı.

11-) Aşağıdakilerden hangisi bireyin iç dünyasını esas alan roman kahramanlarını tanımlayan kavramlardan biri değildir?
A) Durgunluk             B) Yalnızlık              C) Yoksulluk
 D) Çalkantı                             E) Bilinçaltı

12-) Aşağıdakilerden hangisi modernizmi esas alan yapıtların belirleyici özelliklerinden biri  değildir?
A)Okurların merak duygusunu kamçılanması amaçlanır
B)Yaşamın çok boyutlu ve kavranması zor gerçeklerden oluştuğu savunulur
C)Anlatıcı,büyük ölçüde birey bilinciyle kendi "ben" ini öne çıkarır.
D)Topluma ait değerleri yansıtma amacı yoktur.
E)Anlatılanlar kişilerin iç dünyasının süzgecinden geçirilerek verilir.

13-) Aşağıdakilerden hangisi günümüzün önemli öykücülerinden olan Mustafa Kutlu'ya ait bir eser değildir?
A) Fikrimin İnce Gülü               B) Uzun Hikaye     
C) Bu Böyledir                           D) Yoksulluk İçimizde          
 E) Ya Tahammül Ya Sefer 

14-) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yay ayraç içindeki noktalama işareti doğru kullanılmıştır?
A) Cahit Külebi’nin düzyazılarından derlediğimiz bu kitap dostlara mektuplar (;) iç döküşler, anılar, anlatılar, söyleşilerden oluşuyor.
B) Bizi (,) zengin yapan zevklerimiz, görgümüz, dünya görüşümüz, manevi dünyamızın derinliği, değerlerimiz, etik anlayışımız ve hayal gücümüz müdür?
C) Felsefi bilgiler, çevresindeki varlıklara ve yaşanan olaylara karşı ilgi duyan, soran, sorgulayan ve araştırma yapan insanlar sayesinde ortaya çıkar (...)
D) Uygur alfabesi, Türkçenin yazımı için hiç de elverişli olmadığı hâlde Türkler tarafından 8. yüzyıl ortalarından 18. yüz yıla kadar yaklaşık bin yıl kullanılmıştır (!)
E) Gökyüzü çökmedikçe (,) yeryüzü delinmedikçe hiçbir kuvvetin Türk milletinin düzenini bozmaya ve devletini yıkmaya gücü yetmeyecektir.

15-) (I) Gerçekte bir edebiyat değil, tüm sanatlar felsefeyle yoğrulmuştur. (II) Yanlız onlardaki felsefe bizim “felsefe” adıyla bildiğimiz felsefe değildir. (III) Düşünen edebiyat başkadır, içine felsefe konmuş edebiyat başkadır. (IV) Edebiyatın felsefeyle donandığı gibi resim, müzik, heykeltıraş da felsefeyle donanmıştır. (V) Ancak genellikle resimdeki, müzikteki felsefeyi görmeyiz de edebiyattaki felsefeyi görürüz.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
A) I.          B) II.          C) III.          D) IV.          E) V.

16-) Dakikalar geçmiyordu ( ) gece yarısı sayılırdı. “Ah ( ) bu ne uzun gece ( )” diye düşündü. Havanın buz gibi etkisini iliklerinde duydu ( ) Kızağın bir köşesine sığınarak ısınmaya çalıştı ( ) 
Bu parçada yay ayraçla belirtilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

A) (,) (!) (.) (.) (.)   B) (,) (,) (.) (.) (.)     C) (,) (,) (!) (.) (.)     
D) (;) (,) (!) (.) (…)               E) (;) (…) (!) (.) (.)


17-) Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çıkışı hece şiirinin iyice tıkandığı bir döneme rastlıyor. Cahit Sıtkı Tarancı gibi, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın da ilk şiirlerinde Necip Fazıl etkisini görüyoruz. Havaya Çizilen Dünya’daki bazı şiirler bunu gösterir. Ne var ki bu etki öyle büyük bir etki değildir, daha çok biçimde görülmektedir.   
Bu parçadaki altı çizili sözcükle hece şiiri hakkında anlatılmak istenen durum aşağıdakilerden hangisidir?
A) Değersizleşmek                     B) Ortadan kalkmak   
C) Önemini kaybetmek              D) Üretkenliğini yitirmek            
E) Değişmek, başkalaşmak

18-) 38 yaşında gözlerini kaybeden Cemil Meriç bütün kitaplarını başkalarına özellikle de kızı Ümit Meriç’e yazdırdı ve bunu yaparken en doğru kelimeleri seçebilmek için her zaman  kılı  kırk  yarardı.
Bu cümlede geçen “kılı kırk yarmak” deyimi ile aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenmiştir?
A) Gereksiz ayrıntılarla ilgilenmek zorunda kalmak
B) Söylemesi beklenen şeyi söylemekte nazlı davranmak
C)Ayrıntılı bir biçimde incelemek, önemle üstünde durmak
D)Çok konuşarak başkalarının söz söylemesine, konuşmasına engel olmak
E)Bir kimseye dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bile bulunmamak

19-) Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir yazım yanlışı  yapılmamıştır?

A) Birşey var,  yangın yangın sanıp sarmalayan içi
B) Dönüpte bakıyorsunuz her şey gelip geçici
C) Unutulmak terkedilmekten daha zor  bilseniz
D) Unutulan düşleri türküler de özlüyorum
E) Bazen bir yanlış  bile olabiliyor sevindirici

20-) Aşağıdakilerden hangisinde “sürmek” sözcüğü verilen anlamına uygun kullanılmamıştır?
A) Olmaya devam etmek: Baygınlığım ne kadar sürdü, bilmiyorum.
B) Bir maddeyi yüzey üzerine yaymak: Boyanmış yerlere elinizi sürmeyin diye uyardım.
C) Yönetip yürütmek: Otomobil sürmek, büyük araç sürmekten daha kolaydır.
D) Uzatmak, ileri doğru götürmek: Kahve pişirmek için su doldurup, cezveyi ocağa sürüyordu.
E) Zaman almak: Her işi gibi misafirliği de kısa olur, en çok bir saat sürerdi.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski

sponsor reklamı

SPONSOR REKLAMI

derskonumesnk