sponsorlu reklam Admatic -sponsor

12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir Ünitesi Ders Notları PDF İndir

12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir Ünitesi Ders Notları PDF İndir Konu Anlatımı PDF
12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir Ünitesi Ders Notları PDF İndir,12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Konu Anlatımı PDF,12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir,PDF DERS NOTLARI



Değerli derskonum.com takipçileri.
Kıymetli öğretmenlerimiz ve sevgili öğrenciler ,
Bu sayfamızda 12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 3.Ünite Ders Notlarını/(ŞİİR ünitesi) paylaşacağız. Bu ders notları derskonum.com ailesi tarafından hazırlanmıştır.


Ders notları tamamen güncel özgün ve kalitelidir. Okul ders kitapları ile birebir uyumludur ve daha detaylı anlatılmıştır. Görsel öğeler ile de desteklenmiştir.

Sizden isteğimiz notları arkadaşlarınız ile paylaşarak bize katkı sağlamanız.

İyi çalışmalar



2. ÜNİTE: ŞİİR

 ŞİİR ÜNİTESİ İÇERİĞİ

PDF İÇERİĞİ

1-Cumhuriyet Dönemi Saf Şiir Anlayışı

2-Cumhuriyet Sonrası Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1923-1960)

3- Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

4-Birinci Yeni Şiiri (Garip Akımı)

5-İkinci Yeni Şiiri

6- Dinî Değerleri, Geleneğe Duyarlılığı ve Metafizik Anlayışı Öne Çıkaran Modern Şiir

7-1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Yansıtan Şiir

8-1980 sonrası Türk şiiri

9- Cumhuriyet Sonrası Halk Şiiri

10-Bu Dönem Şiirlerinde Görülen Edebi Akımlar

11-Konu ile İlgili Önemli İsimler


PDF SAYFANIN AŞAĞI KISMINDA

Saf (Öz) Şiir

*Fecriatî Dönemi’nde başlayıp Millî Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemleri'nde etkili olan “saf şiir geleneği”nin genel özellikleri şunlardır:

* “Saf (öz)”sözcüğü; var olan bir şeyin katıksız, arı, halis, has olma haline denir. Saf şiirise “şiirin şiirsel olmayan unsurlardan ayıklanarak saflaştırılmış bir duruma getirilmesi” demektir.

*Türk edebiyatında saf şiirin ilk ve en önemli temsilcileri Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı’dır. 

* Sanatın form sorunu olduğuna inanan bu şairler için önemli olan iyi ve güzel Şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü özel imge düzeni oluştururlar.

*Özgün ve yaratıcı olan bu imgeler dilin mantığına uygun ve dilin anlam alanını genişletip dile yeni olanaklar sunacak bir yapıya sahiptir.

*Dilde saflaşma düşüncesi kendini rahat şiir yazma şeklinde başat öğe olarak gösterir.

*Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak düşüncesiyle dilin yücelişi paralellik gösterir.

*Şiiri soylu bir sanat olarak kabul eden bu şairlerde düşsel ve bireysel yön ağır basar.

*İçsel ve bireysel bir yaklaşımla evrensel insan tecrübesini dile getirirler.

*Şiirde biçim endişesi duyan bu şairlerde dize ve dil baş tacıdır.

*Disiplinli çalışarak mükemmele varan halis şiir yazma endişesi kendisini hissettirir.

*Şairlerde sembolizm akımının izleri görülür.

*Gizemselcilik bireyselcilik, ruh, ölüm, masal, mit temaları yoğun olarak işlenir.

TEMSİLCİLERİ
• Ahmet Haşim • Yahya Kemal Beyatlı
• A.Hamdi Tanpınar • C.Sıtkı Tarancı
• Ahmet Muhip Dıranas

• Necip Fazıl Kısakürek
• Behçet Necatigil   • Asaf Halet Çelebi
• Özdemir Asaf   • Fazıl Hüsnü Dağlarca
• Ziya Osman Saba

Yedi Meşaleciler

 



Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir

*Toplumcu gerçekçi şiir, serbest nazım özellikleri taşır.

 *Toplumcu gerçekçi şiir, ideolojik içerikli bir şiirdir.

 *Toplumcu gerçekçi şiir, o güne kadar görülmemiş, denenmemiş bir görsellik, karmaşık biçimli teknikler barındıran bir şiirdir.

 *Politik bir içerik taşıması şiirin etkileme ve belirleme gücünü yükseltmiştir.

 *Materyalist ve Marksist bir dünya görüşü üzerinde temellendirilmiştir.

 *Toplumcu gerçekçi edebiyat, halkçılık, köycülük kavramları ile hümanist bir düşünce etrafında şekillenen bir edebiyattır.

 *Toplumcu gerçekçi anlayışın ekseninde "insan, toplum ve üretim ilişkileri" vardır.

*Toplum için sanat anlayışı vardır.

* Sanatkâr toplumun ruh mühendisidir.

* Toplumcu gerçekçi edebiyat eğitsel bir işlevle yüklüdür. Sosyalist bireyselliğin geliştirilmesi bu edebiyatın ana amacıdır.

* Sanat her türlü dinsel ve töresel bağlardan kurtulmalıdır.

*Toplumcu gerçekçi edebiyat, programa dayalı ve tezi olan bir edebiyattır.

*Şiirdeki paralel, simetrik akışlar ve kırılmalar Rus şair Mayakovski'den gelen yansımalardır.

*Bu edebiyatta insanı belirleyen en temel öğe  kolektivizmdir.

XX. yy.da ortaya çıkan Fütürizm (gelecekçilik)  etkili olmuştur.

Serbest Nazım (Şiir): 

Genellikle ölçü ve kafiyeye bağlı bulunmayan, dizelerindeki hece sayısı değişik olan şiirlerdir.

Servetifünûn’dan sonra kullanılmaya başlanan bu nazım şekli günümüzde çok yaygınlaşmıştır. .

1940 Garipçilerle birlikte edebiyatımızda önemli bir yer edinir

Ölçü ve kafiye şiire ahenk verir. 

Serbest nazımlarda ise bu ahenk aliterasyon ve asonanslarla sağlanır.

Serbest nazmın, şairlerin kullanışlarına göre pek çok çeşitleri vardır.

Bunun için de henüz belirginleşmiş bir kuralı yoktur.

BU ŞİİR ANLAYIŞININ TEMSİLCİLERİ

*Nazım Hikmet  *Rıfat Ilgaz  *Aziz Nesin    

*Ceyhun Atuf Kansu   *Ahmed Arif   *Ercüment Behzat Lav  *Hasan Hüseyin Korkmazgil *Arif Damar

 *Şevket Süreyya   *Ömer Faruk Toprak

*Vedat Nedim Tör  *Enver Gökçe   *Şükran Kurdakul 

*Mehmet Başaran

 



Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

*Bu anlayışı benimseyen şairler için önemli olan, Anadolu insanı ve *Anadolu coğrafyasıdır. Bu iki temel unsur çevresinde cereyan edecek her şey onlar için son derece ilgi çekicidir.

*Şiirlerde Anadolu insanını ve coğrafyasını milli duyarlıkla ifade etme amacı gütmüşlerdir.

*Sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih ettiler.

*Memleket manzaraları ile ilgili söyleyişlere yer verilir.

*Halk arasından seçilmiş sıradan insanların yaşamı işlenmiştir.

*Mahalli ve milli unsurlar halk şiirinden farklı olarak temanın anlatılmasında bir araç olarak kullanılmıştır.

*Kelimeler ilk anlamlarıyla kullanılır.

*Milli hisler ön plandadır.

*Kaynağı halk şiiri olup genellikle vatan ve millet sevgisini işler.

 *Memleketçi bir şiir anlayışı hâkimdir.

*Milliyetçi bir yapısının olması nedeniyle Türk diline büyük önem verilmiştir.

*İmge, ses akışı ve ritim açısından modern Türk şiirinden faydalanılmıştır.

*Şiirlerinde hece ölçüsünü kullandılar.

*Beş Hececiler, Anadolu ve Anadolu insanını anlatmışlardır. 

*Hisar dergisi mensupları, Türk şiirini yozlaştıranlara karşı çıkmış ve çözüm olarak halk edebiyatı kaynaklarını işaret etmişlerdir. 

Bu gruptaki sanatçılar:

*A.Nihat Asya  *H.Nihal Atsız

*A Kutsi Tecer  *Kemalettin Kamu

 *Orhan Şaik Gökyay

*Zeki Ömer Defne,

*Ömer Bedrettin Uşaklı

*Behçet Kemal Çağlar

*İbrahim Alaettin Gövsa

*Necmettin Halil

*Şükufe Nihal Başar

*Mithat Cemal Kuntay

Kaynak: derskonum.com / Hazırlayan : Mustafa Şahin EDEBİYAT



PDF SAYFANIN AŞAĞI KISMINDA


TÜM ÜNİTELER İÇİN TIKLAYINIZ

Garipçiler / I. Yeniciler

*Akım, adını üç şairin şiirlerinin yer aldığı ve 1941 yılında yayımlanan Garip adlı kitaptan almıştır

*Ölçü ve kafiyeye karşı çıkmışlardır.

*Günlük konuşma dilini şiire uygulamaya çalışmışlardır.

*Mecaza,süse ve suniliğe karşı çıkıp;yalnızlığa önem verdiler.

*Onlara göre edebî sanatlar ve konuşma dilinden farklı, süslü bir edebiyat dili gereksizdir

*Halk şiirinin anlatım ve deneyimlerinden faydalandılar.

*O güne kadar şiirimizde kullanılmayan bir takım sözcükleri kullandılar.

*Garip şiir anlayışında okuru “şaşırtma” öne çıkan öğelerden biri olmuştur.

*Sıradan insanlar şiire konu olmuştur.

*Yaşama sevinçlerini fazlasıyla şiire yansıtmışlardır.

*Kaynağını batı şiirinden alan Garip akımı eskiye ait olan her şeyin karşısında  olup özellikle şairane söyleyişin karşısında olmuşlardır.

*Şiirde söz ve anlam oyunları bırakılmıştır.

Temsilcileri:

*Orhan Veli Kanık,

*Melih Cevdet Anday ve

*Oktay Rifat Horozcu’dur





II.YENİCİLER

  Garip  hareketine tepkin olarak doğmuştur.

 1950’den sonra ortaya çıkan bir akımdır.ikinci yeni ismini Muzaffer Erdost  “Pazar Pastası”

 Dergisinde ilk defa kullanılmıştır.

 İkinci yeninin doğuşunu sağlayan kitap cemal süreya’nın “ Uvercinka” adlı eseridir.

 Hayale,soyut kavramlara,duyguya,yalnızlık,insanların sıkıntısı gibi konular işlenmiştir.

 Sebk-i hindi akımına benzer.

 Şiirde anlam kapalığı ve soyut olmasıdır ilkesi vardır.

 Söyleşe önem vermişlerdir.

 İmgeye önem vermilşlerdir.(semboller vardır)

 Edeb sanat özgürlük vermişlerdir.

 Sürrealizm temel alınmıştır.

 Karışık cümle yapısı ve farklı sözcükler kullanmışlardır.

 Şiirde öyküleştirmeye karşıdırlar.

 Konuşma dilinden uzak bir dil kullanmışlar

 Bu şairler şiirde benimsedikleri dille, yaşanan gerçekler arasındaki bağlantıyı koparmıştır.

 Amaç şiirde hissettirmektir.

 XX. yy.da ortaya çıkan sürrealizm ve dadaizm akımları etkili olmuştur.

Önemli temsilcileri:

*Ülkü Tamer

*Cemal Süreya

*Edip cansever

*Sezai Karakoç

*Ece Ayhan

*Turgut  Uyar

*İlhan Berk

Kaynak: derskonum.com / Hazırlayan : Mustafa Şahin EDEBİYAT



PDF SAYFANIN AŞAĞI KISMINDA

TÜM ÜNİTELER İÇİN TIKLAYINIZ

Dinî Değerleri, Geleneğe Duyarlılığı ve Metafizik Anlayışı Öne Çıkaran Modern Şiir

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde, dinî duyarlılıkları şiirine yoğun bir şekilde yansıtan ilk isim Mehmet Akif Ersoy olmuştur. Ondan sonra ise Necip Fazıl Kısakürek, bu şiir anlayışının öncülüğünü yaparak kendisinden sonra gelen şairler üzerinde etkili olmuştur.  1960-1980 yılları arasında ise Sezai Karakoç başta olmak üzere Asaf Halet Çelebi, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Nuri Pakdil , Ebubekir Eroğlu gibi isimler Türk edebiyatında dinî değerleri, geleneğe duyarlılığı ve metafizik anlayışı öne çıkaran bir anlayışa sahip sanatçılardır.

Bu şairlerin eserleri, “mistik, metafizik, geleneğe yaslanan şiir” olarak da bilinmektedir. . Bu şairlerin “mistik şiir anlayışı”ndan ve “sezgicilik” akımından etkilendikleri görülmektedir.

Mistik Şiir

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki önemli anlayışlardan biri de mistik şiirdir. Metafizik düşünceleri

şiirin merkezine yerleştiren bu anlayış, akıl yoluyla elde edilemeyen bilgileri, kalp ve

sezgi yoluyla elde etme yöntemi olarak tarif edilir. Gerçeklik, varlık ve yokluk, din-insan ilişkisi

ve öte dünya kavramları mistisizmin tartıştığı konular arasındadır. İnsanın iç dünyasının ihmal

edilemez olduğunu savunan bu anlayış, mutlak hakikati güzellik yoluyla aramaktadır.

Sezgicilik

Sezgicilik H. Bergson’un felsefi düşüncelerinden doğmuştur. Sezgiye akıl, zihin ve soyut düşünme

karşısında hem öncelik hem de üstünlük tanıyan bu felsefi düşünce, mutlak hakikate

ancak sezgiyle ulaşabileceğini savunmuştur. İnsanın sezgi gücünü hayallerinin ve duygularının

belirlediğini savunan sezgiciler, varlığın buna bağlı olarak şekillendiğini öne sürmüşlerdir. Sezgicilik akımı, Türk edebiyatında Cumhuriyet Dönemi’nde mistik şiirin gelişiminde etkili olmuştur.

 

 

 

1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Yansıtan Şiir

 

Cumhuriyet Dönemi şiirinde 1940’lı yıllardan itibaren Nâzım Hikmet’ten etkilenen ve onun temsil ettiği siyasal hareket içinde yer alan toplumcu gerçekçilik çizgisinde çok sayıda şair tarafından birçok şiir yazılmıştır.1960 sonrası Türk şiirindeki anlayışlardan biri de toplumcu eğilimleri yansıtan şiir anlayışıdır.

“1960 sonrası toplumcu kuşak” olarak bilinen Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe,

Kemal Özer, Refik Durbaş ve Nihat Behram gibi sanatçılar bu anlayışla şiirlerini kaleme almışlardır.

“Yeni Gerçek”, “And”, “Halkın Dostları”, “Militan” gibi dergiler etrafında toplanan şairler, şiir anlayışlarını ve ideolojilerini bu dergilerde açıklamaya çalışmışlardır.

Çeşitli dergiler etrafında bir araya gelen bu şairler “İkinci Yeni” hareketinin şiir anlayışını

kıyasıya eleştirmiş, toplumcu şiiri savunmuşlardır. Bu anlayışla toplumsal olayları, toplumun aksayan

yönlerini diyalektik bir bakışla ele almışlardır. Bu şairler şiirlerinde toplumcu öğelere yer vererek kent, kentleşme, eşitsizlik, işsizlik, adaletsizlik, özgürlük gibi temalar etrafında döneminsosyal ve siyasi sorunlarını işlemişlerdir. Bu şairlere göre “toplumculuğun yegâne amacı halkı yüceltmek ya da övmek değil, halkın içinde bulunduğu çelişkileri ortaya çıkarmak ve bunlarla hesaplaşmaktır.” Toplumcu şairler, açık bir anlatımı benimseyerek toplumun sözcülüğünü üstlenmişlerdir.

Şiirde biçimsel özelliklerden çok içeriği önemsemişlerdir. İkinci Yeni şiirlerine hâkim olan karamsarlık bu dönem toplumcu şairlerin şiirlerinde yerini umut, güzel günlere inanç, kararlılık ve direnme duygularına bırakır.

 

Bu gruptaki sanatçılar:

Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Nihat Behram, Refik Durbaş, Süreyya Berfe, Metin Eloğlu,Özdemir Asaf, Can Yücel, Gülten Akın, Hasan Hüseyin, Ahmet Oktay, Hilmi Yavuz,Cahit Zarifoğlu, Metin Altıok...

 

 

 

1980 Sonrası Türk Şiiri

1980 sonrası meydana gelen siyasi ve sosyal olaylardan Türk edebiyatında en çok etkilenen alanlardan biri şiirdir. Bu dönem şiiri, geleneğin devamlılığını yansıttığı gibi gelenekten kopuş ve geleneğe protestoyu da barındırmaktadır. 1980 sonrası Türk şiiri, “toplumcu, imgeci, geleneksel, mitolojik, metafizik” gibi farklı eğilimlerin ve şiir anlayışlarının görüldüğü bir dönemdir. 1980 sonrası şairlerin eserlerinde halk ve divan şiiri, saf şiir, Garip ve İkinci Yeni şiiri ve toplumcu eğilimlerden etkilendikleri gözlemlenmiştir.

1980 sonrası Türk şiirinde şairlerin genel yaklaşımı “Türk şiirinin bir bütün olduğu, bu şiirin hiçbir ayrım gözetilmeden sahiplenilmesi gerektiği” şeklindedir. Bu dönemde “kent kimliği, şehirleşme” tema olarak öne çıkmıştır. 1980 sonrası şiir kuşağının en önemli özelliği tek bir şiir anlayışından değil, çeşitli şiir anlayışlarından söz edilebilmesidir. “Çok seslilik” bu kuşağın belirleyici özelliğidir.

1980 sonrası kuşakta politik ve toplumsal konular arka planda kalırken bireysel kaygılar ön planda olmuştur.

Dönemin koşullarının yarattığı ortamda şairler, şiirlerinde genellikle toplumsal temalardan uzaklaşıp bireysel temalara yönelmişlerdir. Şiirin bir araç olmayıp bir amaç olduğunu kabul ederek ideolojik söylemlerden kaçınmışlardır. Bu dönemde ortak hareket eden edebî bir topluluk oluşmamış, şairler bireysel olarak kendi şiir anlayışlarını takip etmişlerdir. Bu yüzden 1980 sonrası

Türk şiirinde tema, dil ve üslup bakımında şairler arasında bir bütünlük yoktur. Bu dönemle ilgili yapılan değerlendirmelerde şairlerin içe dönük, imgenin yoğunlaştığı bir şiir anlayışı geliştirdikleri fikri ağır basmaktadır. İçerikle birlikte şiirin yapısına ve söyleyişine de önem veren genç şairler uzak çağrışımlardan ve imgelerden faydalanmışlar, şiiri düzyazıya yaklaştırmışlardır.

Şiirlerinde anlatım süslü ve sanatlıdır.

1980 sonrası Türk şiiri, gelişme ortamını dergilerde bulmuştur ve aynı dergide farklı şiir anlayışında şairler birlikte ürünler verebilmiştir. Bu kuşak için önemli dergiler olarak Üç Çiçek, Poetika, Şiir Atı, Fanatik, Sombahar, Broy, Yönelişler dergileri sayılabilir. Haydar Ergülen’in yayımlanmasında yer

aldığı Üç Çiçek, uzun ömürlü olmasa da dönemin etkili dergilerinden biri olmuştur.

 “60 kuşağı” olarak bilinen; Ataol Behramoğlu, Özdemir İnce, İsmet Özel, Süreyya Berfe gibi şairler bu dönemde eser vermeye devam ederler.

Bu kuşakta yer alan şairler arasında ; Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Şükrü Erbaş, Sunay Akın,Tuğrul Tanyol, Ahmet Telli, Nurullah Genç, Enis Batur, Metin Celal, Lale Müldür, Seyhan Erözçelik, Şavkar Altınel, Roni Marguiles, İhsan Deniz, Adnan Özer, Osman Hakan A., Akif Kurtuluş, Enver Ercan, Turgay Fişekçi, Hüseyin Ferhad, Sina Akyol, Şükrü Erbaş, Salih Bolat, Birhan Keskin, Ebubekir Eroğlu, Murathan Mungan, Küçük İskender, Metin Cengiz, Akgün Akova, Melisa Gürpınar, Ahmet Erhan, Yaşar Miraç sayılabilir.

1980 şiirindeki eğilimleri şöyle sınıflandırabiliriz:
1. İmgeci şiir: Tuğrul Tanyol, Haydar Ergülen, Metin Celal, Mehmet Müfit, Akif Kurtuluş, Seyhan Erözçelik, Ahmet Güntan...
2. Anlatımcı şiir: Turgay Fişekçi, Roni Margulies...
3. Folklorik ve mitolojik şiir: Yaşar Miraç, Adnan Özer, Hüseyin Ferhad, Murathan Mungan...
4. Mistik-metafizikçi şiir: Hüseyin Atlansoy, Ali Günvar...
5. Gelenekselci şiir: Osman Hakan A., Sefa Kaplan...
6. Toplumcu gerçekçi şiir: Ahmet Erhan, Salih Bolat, Şükrü Erbaş, Metin Cengiz, Ali Cengizkan, Nevzat Çelik...
7. Yeni garipçi şiir: Sunay Akın, Oğuzhan Akay

8.Mrjinal Şiir (Beatnik) : Küçük İskender

 

 

 

Cumhuriyet Sonrası Halk Şiiri

Cumhuriyet’le birlikte Türk halk müziği, dili ve folkloru üzerine bilimsel

araştırmaların yapılması ve halk kültürünün önemsenmesi halk şiirinin bu dönemde güçlenerek

gelişmesini sağlamıştır. Bunların yanında kitle iletişim araçlarıyla iletişim imkânlarının artması

da halk şiirimizi olumlu yönde etkilemiştir

Halk şairleri eski geleneğe bağlı olarak usta-çırak ilişkisi içinde yetişmeye devam etmişlerdir.

sade dil kullanma, halk kültüründen uzaklaşmama, hece ve dörtlük nazım birimini kullanma gibi özellikleri bu dönemde de sürdürmüşlerdir.

Genel olarak saz eşliğinde ve belli bir ezgi ile şiir söyleme geleneğinin takipçisidirler.

Saz çalma geleneğine uymayıp sadece şiir yazan şairler de vardır. (Abdurrahim Karakoç gibi)

Bu dönem halk şairleri, şiirlerinde geleneksel konuların yanında güncel konuları da işlemişlerdir.

19. yüzyıl halk şiirine göre Cumhuriyet dönemi halk şiirleri daha sade bir dille söylenmiştir.

20. yüzyıl Türk halk şiirinde Divan şiiri etkisi ve Arapça-Farsça sözcüklerin kullanımı oldukça azalmıştır.

Daha önceki yüzyıllardan farklı olarak bu dönemde şiirler, nazım şekillerinin (koşma, semai, destan…) adlarıyla anılmamış;

her şiir için özel başlık kullanılmıştır.

 

Bunlardan bazıları şunlardır: Âşık Veysel, Abdurrahim Karakoç, Âşık Mahzuni Şerif, Âşık Feymani, Şeref Taşlıova, Murat Çobanoğlu, Neşet

Ertaş, Ali İzzet Özkan, Davut Sulari, Âşık Daimi, Sefil Selimi, Feymani...


Kaynak: derskonum.com / Hazırlayan : Mustafa Şahin EDEBİYAT



12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Şiir Ünitesi Ders Notları PDF



TÜM ÜNİTELER İÇİN TIKLAYINIZ

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski

sponsor reklamı

SPONSOR REKLAMI

derskonumesnk