sponsorlu reklam Admatic -sponsor

SEHİ BEY TEZKİRESİNDEN ÖRNEKLER METİNLER

9. a) Sehî Bey Tezkiresi’nden sınıfa getirdiğiniz bir bölümü okuyunuz.
Sehî Tezkiresi’nden Örnekler
AHMED PAŞA
-Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun- Aslında Edirnelidir. Fikirde ve anlayışta inceden inceye tetkik etmesi dolayısıyla halk arasında sipahi müftüsü olarak meşhur olmuştu. Merhum Sultan Murat’ın kazaskeri olan Mevlânâ Veliyüddin’in oğludur. Yüksek zümredendir. Kendisi pozitif bilimleri çalışmış, fen sahibi, faziletli gönül ehlidir.
Merhum Sultan Mehmet’in hocası olup, Sultan Mehmet ondan marifet ve pek çok meziyet öğrenmiştir. Hocası iken bu temizliğinin idrakini ve görüşünü görüp onu vezir yaptı. Temiz yüzlü, muhabbet eden kişilerin sohbetinden hoşlandığı için asla evlenmeyip ömrünü hizmetle geçirmiştir.
Rivayet ederler ki; Sultan Mehmet’e vezir olduğu çevrede, padişahın hareminde görevli birisine aşık
olup, bu durumdan padişahın haberi olur ve bu durumu imtihan etmek için elbisesine güzel koku
sürüp gizlenir gibi saçını külahı içine saklar, oğlan yine önceki gibi hizmetinde iken Ahmed Paşa’nın
gözü oğlana takılıp yüzündeki saçını göremeyerek alelacele bu beyti hemen oracıkta söyledi:
Beyt:
Zülfin gidermiş ol sanem kâfirliğin komaz henüz
Kesmiş velî zünnarını dahi müselman olmamış
Sultan Mehmet, durumu görüp anladı. Kuşku ve şüphe kalmayarak, Ahmed Paşa’yı öldürmek isteyip,
sonra “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” hadisini hatırlayıp, onun hocalık hakkını elinden
almadan öldürmekten kaçındı, oğlanı Ahmed Paşa’ya verdi. Vezirlikten azledip, Bursa’da Muradiye mütevelliliğine verip gönderdi. Bu beyti söyleyip, padişahın şerefine yetişip ve merhamet ile
şefkat edip bu beyt sebebiyle sürgünden kurtulduğu söylenir.
Beyt:
Cihâna cûd idersin her cihetden
Halâs it ben kulunı tevliyetten
Sultan Mehmet öldüğünde, Bursa sancağında bulunan merhum Sultan Bayezid tahta geçtiğinde
çok hürmet eyleyip Allah emrine vardı. Mezarı Bursa’dadır. Güzel söz söyleyen bir şairdir. Onun şiirinde olan açıklık ve hoşluk başka bir şairin şirinde yoktur. Sağlamlığı, iyiliği bakımından bir rütbedir ki Türkçede ondan iyi söyleyen yoktur. Büyüklük saçıcı ve söz düzenleyici olduğu dolayısıyla “Emir-i Nazm” olarak isimlendirmişlerdir. Mürettep divanı ve insanlar arası şiirleri meşhur ve hatırlanmıştır. Ve bu beyitler onun şiirlerindendir:
Şi’r:
Çîn-i zülfün miske benzetdüm hatâsın bilmedüm
Key perîşân söyledüm bu yüz karasın bilmedüm
Ben kara topraġ idüm cân virdi zülfünden sabâ
Hey ne cân-perver kıyâmet dil-rübâsın bilmedüm
Kad kıyâmet ġamze âfet zülf fitne hat belâ
Ah kim ben hüsnünün bunca belâsın bilmedim
Ve bu beyt dahi anlamı yüzünden kendine mahsus olan gazelden yüksek hayal ürünü diye irfan ehli
katında anılır.
Beyt:
Zülfün şebinde virdüm dil hüsnüne gören dir
Maġribde bir kalender âyîne sunmış aya
Ve mesnevi tarzında bile Leylâ ve Mecnûn nazmına çok çalışıp nazmı gizli inci taşı misalidir. Lakin mevcut değildir ve bulunamamıştır.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski

sponsor reklamı

SPONSOR REKLAMI

derskonumesnk