Sponsorlu Bağlantı

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF

..........sponsorlu bağlantılar......... .........sponsorlu bağlantılar.......

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF
9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup Ders Notları PDF, 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Konu Anlatımı PDF,9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF İndir,

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup Ders Notları PDF, 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Konu Anlatımı PDF, PDF DERS NOTLARI, 9.Sınıf Edebiyat Mektup,E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF



derskonum.com 'un değerli öğretmen-öğrenci-eğitimsever takipçileri.

Her dönem olduğu gibi yeni dönemde de yks notları, kitap cevapları, konu anlatımı, pdf ders notları ve yazılı soruları ile yine yanınızdayız..

derskonum ailesi olarak buu sayfamızda 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF, üzerine bir paylaşım yapıyoruz .

Sizde eğer bize ve tüm eğitim camiasına yardımcı olmak adına hazırladığınız yazılıları-notları-soruları-videoları paylaşmak isterseniz mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.

İyi çalışmalar..
paylaşarak bize destek olabilirsiniz


hazırlayan: MUSTAFA ŞAHİN

DİKKAT: KONU İLE İLGİLİ  TEST SORULARI İÇİN TIKLA

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF
9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF




9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF,


PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 

İçerik:

1-Mektup Nedir ? Genel Özellikleri

2-Mektup Türleri

3-Mektup Türünün Tarihi Gelişimi

4-Mektup Örnekleri

5-E-Posta

6-Tutanak 




1-Mektup Nedir ? Genel Özellikleri

 

Mektup:Bir haber vermek, haber almak, bir şey sormak, istemek, bir duyguyu ya da düşünceyi paylaşmak, bir konuyu tartışmak

gibi amaçlarla işi ve kurumların birbiriyle haberleşmek için yazdıkları yazılardır.

Genel Özellikleri:

*Öğretici metinler içerisinde kişisel hayatı konu alan metinler içerisinde sınışandırılırlar.

*Genellikle yalın sade bir dille yazılırlar

*Dil göndergesel işlev başta olmak üzere alıcıyı harekete geçirme ve heyecana bağlı işlevler kullanılır.

*Öğretici-açıklayıcı-emredici anlatımların yanında betimleyici ve öyküleyici anlatımlar da kullanılır.

*İletişim kurmak amacıyla yazılan yazılardır.

*İçerik türüne göre değişmektedir.

*Üslup türüne göre değişmektedir.

*Belirli kurallara uygun yazılan yazılardır.

 

2-Mektup Türleri

(Mektuplar konu ve üslubuna göre farklı türlere ayrılır:)

 PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 

a. Özel Mektuplar

Özel mektuplar, birbirlerini tanıyan kişilerin (akraba, eş dost, ana baba, arkadaş, tanıdık) duygu ve düşüncelerini

paylaşmak için birbirlerine yazdıkları mektuplardır. Özel mektuplar, sadece gönderici ve alıcıyı ilgilendirir. Mektup yazan, yazdığı kişinin zevklerini, kültür seviyesini, ilgi duyduğu olay ve alanları genelde bilir.

Konu:Özel mektuplar her konuda yazılabilir.Yazan kişi ile yazılan kişinin özel durumuna bağlıdır.

Üslup (Dil ve Anlatım):Özel mektubun anlatımında içtenlik ve doğallık vardır. Konu; açık, sade ve samimi bir ifadeyle dile getirilir.Gönderici ile alıcının birbirine karşı özel durumu yanında, ele alınan konu da mektup metninin üslûbunu belirler.

Özel mektuplar şu amaçlar için yazılır: Duygu ve düşünceleri paylaşmak, teşekkür etmek, özür belirtmek,

tebrik etmek ve başsağlığı dilemek, nişan, nikâh, düğün, açılış çağrısında bulunmak...

                                   Özel Mektupların Şekil Özellikleri

* Mektupta kâğıt düzeni çok önemlidir. Yazılar, kâğıdın kenarlarından boşluklar bırakılarak belli bir düzen içinde kaleme alınır.

* Mektuplar, beyaz çizgisiz kâğıda siyah ya da mavi mürekkepli kalemle yazılır. Renkli ya da kurşun kalemle mektup yazılmaz.

* Kâğıdın sağ üst köşesine mektubun yazıldığı yer ve tarih yazılır.

* Mektup, yazıldığı kişiyle ilgi ve yakınlık derecesine uygun bir hitap sözüyle başlar. Hitap sözü, yer ve tarihin biraz altında, sol üst köşede satır başı yapılarak yazılır. Hitap sözünde her kelime büyük harşe başlar ve hitabın sonuna virgül konulur.

* Diğer öğretici metinlerde olduğu gibi mektuplarda da giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunur.

Giriş bölümünde, istekler kısaca ortaya konur; hâl hatır sorulur. Mektubun niçin yazıldığı, ne istendiği tüm ayrıntılarıyla gelişme bölümünde anlatılır. Mektubun sonuç bölümü belirli sözlerle oluşturulur. Bu bölüm, mektubun yazıldığı kişiyle olan duruma uygun olarak selam ve saygı sözleriyle son bulur. Bu bölümde, yakınlıklar göz önünde bulundurularak “ellerinizden öperim, gözlerinizden öperim, selamlar, sevgiler, hürmetler, derin saygılar” gibi kalıplaşmış sözlere çokça yer verilir.

* Mektubu yazanın adı ve soyadı, metnin sağ alt köşesine yazılır. İmza, ad ve soyadın hemen altına atılır.

* Mektubun yazarının adresi, metnin sol alt köşesine yazılır.

* Zarfın üzerine yazılan bütün kelimeler büyük harşe başlar. Zarf, göz kararıyla dörde bölünür. Zarfın sol üst köşesine; gönderenin adı, soyadı ve adresi yazılır. Zarfın sağ alt köşesine; alıcının adı, soyadı ve adresi yazılır.

Sağ üst köşeye pul yapıştırılır, sol alt köşe ise boş bırakılır. Mektupların alıcıya daha çabuk ulaşması için adreslerde il ve ilçelerin posta kod numaraları da yazılmalıdır.

 

b-Edebi Mektuplar

Sanatçıların birbirlerine edebiyat, sanat veya kültür gibi konularda görüşlerini bildirdikleri edebî değer taşıyan mektuplarıdır.

👌Edebî mektuplar da bir tür özel mektuptur ancak yazarları, içerikleri ve ifade şekilleri, özelden çok genel konuları ele almaları yönüyle özel mektuplardan ayrılır.

 

Edebî mektuplarda yazarlar söz ustalığını göstermek amacıyla süslü ve sanatlı cümleler kullanır. Sanatlı üslupla bizde yazılan ilk mektup Fuzûlî’nin “Şikayetname”sidir.

Genellikle edebiyatçıların edebî konulardaki görüşlerini, mektubun yazıldığı dönemin edebiyat ve düşünce olaylarını ele aldığı için edebiyat tarihi ve eleştiri türü için önemli bir kaynaktır. Eski dönemlerde, bu tür kişisel edebî mektuplar, “Mektûbât (Mektuplar)” adı altında toplanır ve geniş kitlelerin de okuyabilmesi için yayımlanırdı.

 

PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 

c- İş mektupları

İş Mektupları Nasıl Yazılır?

* İş mektuplarına, kendisine mektup yazılan kişi veya kurumun ad ve adresi ile başlanır.

* Kâğıdın sağ tarafına tarih yazılır. Adres ve tarihten sonra uygun bir aralık bırakılır, paragraf yapılarak doğrudan

istek yazılır. Sona saygı ifade eden bir söz aşırılığa  kaçılmadan eklenir.

* Mektup metninin sağ altında mektubu yazanın adı, soyadı ve imzası yer alır. İmza, ad ve soyadın biraz

üstüne atılır.

* İş mektupları herhangi bir yanlış anlamaya meydan vermeyecek şekilde açık ve sade bir dille yazılır, gereksiz

uzatmalara yer verilmez, kesin ifadelerle kaleme alınır.

* Kurumlar arasındaki iş mektupları, kurumların ad ve adreslerini belirten antetli (özel başlıklı) kâğıtlara yazılır.

* İş mektuplarının bilgisayarla yazılması gerekir.

İş mektupları göndercinin niteliğine göre ikiye ayrılır:

1. Kişilerin işletmelere gönderdikleri mektuplar:

2. İşletmelerin kişilere veya başka işletmelere gönderdikleri mektuplar







d- Resmi Mektup

*Resmî dairelerin ve tüzel kişilik taşıyan kuruluşların birbirlerine yazdıkları resmî yazılarla; bunların, vatandaşların başvurularına verdikleri yazılı cevaplara denir.

*Bu mektuplarda tarihin yanı sıra, mektubun sıra numarası ve konusu da belirtilir. Mektup bir cevap niteliğindeyse “ilgi” bölümüne cevabı olduğu mektubun sıra ve tarihi; “konu” bölümüne de “mektubun yazılış amacı” yazılır.

*Birkaç satır boşluk bırakılarak mektup yazılır.

*Bu tür mektuplarda açık, kesin ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır.

 


👌Mektup üst makama yazılıyorsa “… arz ederim”, “alt makama yazılıyorsa “… rica ederim.” eşit bir makama yazılıyorsa “arz ve rica ederim” şeklinde bitirilir.

👌Resmî mektupların hitap başlığı, yazılan resmî kurumun “kanun ve tüzüklerdeki tam adı” olmalıdır.


 

Dilekçeler, resmî mektup özelliği taşır.

Dilekçe :Dilek, şikayet veya ihbar bildirmek için ya da herhangi bir konuda bilgi istemek amacıyla resmî kurumlara veya özel kuruluşlara sunulan imzalı ve adresli mektuplardır.

👌Eskilerin "arz-ı hal / arzuhal"dedikleri dilekçeyi her vatandaşın verme hakkı vardır ve bu hak anayasa teminatı altındadır.

Dilekçede yalın, anlaşılır ve ciddi bir dil kullanılmalıdır.

İstek veya şikâyetler açık bir şekilde dile getirilmeli, yanlış anlamalara neden olabilecek kapalı ifadelerden açınılmalıdır.

Aşırı saygı, sevgi bildiren ifadelere, kişilerin onurunu zedeleyici sözlere yer verilmemelidir.

Dilekçelerdeki şikâyet ve istekler yasalara uygun ve kanıtlanabilir olmalıdır.

Dilekçeler ilgili makama bizzat verileceği gibi posta, kargo, faks veya İnternet yoluyla da gönderilebilir.


PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 


Dilekçenin Unsurları

 

Dilekçenin Biçimsel Özellikleri:

1. Beyaz, çizgisiz, temiz ve düzgün A4 kâğıdına yazılır.

2. Daktilo, bilgisayarla ya da mavi veya siyah mürekkepli

kalemle yazılır.

3. Dilekçenin verileceği makamın adı ve yeri kâğıda ortalanarak, kağıdın üst kısmı biraz boş bırakılarak yazılır. Makam ve yer adının tamamı büyük harşerle yazılabileceği

gibi her sözcüğün sadece ilk harfi büyük harşe başlanarak

yazılabilir.

4. Makam ve yer adı yazıldıktan sonra satırbaşı yapılarak

dilekçe metni yazılır. Giriş kısmında genellikle bir cümleyle

dilekçe sahibi kendini tanıtır.

5. Şikâyet veya istek açık, anlaşılır, kısa ve net bir şekilde ortaya konur.

6. Dilekçe üst makama yazılıyorsa “arz ederim”, alt makama yazılıyorsa “rica ederim” eşit bir makama yazılıyorsa“arz ve rica ederim” şeklinde sonlandırılır.

7. Dilekçe metni yazıldıktan sonra sağ alt köşeye imza

atılır. İmzanın altına dilekçe sahibinin adı ve soyadı yazılır.

8. Dilekçenin verildiği tarih ya kâğıdın üst sağ köşesine ya da sağ alt köşeye (imzanın üstüne) yazılır.

9. Tarih, imza ve isimden sonra biraz boşluk bırakılarak

sol alt köşeye dilekçe sahibinin adresi yazılır.

10. Dilekçenin ek belgeleri varsa bunlar adresin altına boşluk bırakılarak EKLER bölümüne yazılır. Ek belgeler, EKLER yazısının altında numaralandırılarak içerikleriyle birlikte belirtilmeli ve dilekçeye ekli olarak sunulmalıdır.

 


e. Açık Mektuplar

Herhangi bir düşünceyi, görüşü açıklamak, bir tezi savunmak için bir devlet yetkilisine ya da halka hitaben, bir kişi ya da kurum tarafından yazılan, gazete, dergi aracılığı ile yayımlanan mektuplardır.

Açık mektuplarda sadece yazanı değil, geniş kitleleri ilgilendiren önemli konular ele alınır.

 

Örnek:

Sayın Milli Eğitim Bakanı,

2006-2007 öğretim yılında Türkçe öğretmenliğinden mezun oldum ve mezun olduğum tarihten bu yana (2011)

atama bekliyorum. Bütün çabaları göstererek hazırlandığım sınavda iyi bir puan almama rağmen birçok arkadaşım

gibi açıktayım, hala atanamadım. Atanamama sıkıntısının sadece bizim bölümümüzde olmadığı gayet açıktır. Ancak biz Türkçe öğretmeniyiz, yani bu ülkenin ana dilini öğretmek için yetiştirildik; bu da bizi diğer branşlardan ayrı kılmaktadır. İlköğretimde ana ders olup en fazla ders saati sayısına sahip olan branş bize aitken özellikle son iki yıldır branşımıza çok az kontenjan ayrılmaktadır.

Ben ve arkadaşlarım buna hiçbir anlam verememekle birlikte sizden açıklama bekliyoruz.

Şimdi ben size sormak istiyorum:

1) Haftalık ders saati en fazla olan branş Türkçe olmasına rağmen nasıl oluyor da iki saatlik dersin öğreticileri

bizden fazla sayıda alınıyor?

2) Neden öğretmeni olmayan birçok okul açık gösterilmiyor?

3) İki saatlik ders öğreticileri bir okulda birden fazlayken ana ders olan Türkçenin öğreticilerine neden kadro

açılmıyor?

4) Hangi sebeple branş sıralamalarımız verilmiyor?

Bu listeyi uzatmak çok kolay Sayın Bakanım ama ben okuyucuları sıkmamak ve konuyu dağıtmamak adına kısa

tutuyorum. Sorularımıza yanıt bulacağımızı umuyorum. Amacımıza ulaşana kadar ve bu haksızlığı ortadan kaldırana

kadar tüm mağdurlar olarak hakkımızı arama noktasında kararlı olduğumuzu bilmenizi isteriz.

Saygılarımla

Atanamayan Türkçe Öğretmenleri Adına

Nurgül Teke


PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 
.

3-Mektup Türünün Tarihi Gelişimi

Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar gidebilen en eski edebiyat türlerindendir. Eldeki en eski örnekler,

Dünyada mektup türünün ilk örneklerine Mısır’da rastlanmıştır.

Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ XV-XIV. yüzyıllar) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde

bulunan mektuplarıdır. Eldeki ilk mektuplar, Mısır Firavunlarının resmî mektupları ile Hitit Krallarının Hattuşaş arşivinde bulunan mektuplarıdır.


                                               Hattuşa: Hitit Başkenti


             Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini eski Yunan edebiyatında görüyoruz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır. Bu alanda yazanların başlıcaları, nesirle Cicero (MÖ 106-43); nazımla Horatius (MÖ 65-8)’dir. Rönesans’tan bu yana, Avrupa’da çeşitli ülkelerde (İtalya, Fransa, İngiltere, Almanya...) bu türün yaygınlaştığı görülüyor. Özellikle Fransa’da, XVII ve XVIII. yüzyıllarda mektup türü büyük bir gelişme göstermiştir. O kadar ki yalnız mektup türünde yazan yazarlar (Mme de Sevigne) bile yetişmiştir.

Fransız edebiyatında bu türün en önemli yazarları, Mme de Sevigne (1626-1696), Voltaire (1694-1778), Rousseau (1712-1778), Diderot (1713-1784), vb.; İngiliz edebiyatında Lady Montagu (1689-1762)’dir.

 

Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Divan edebiyatında nesir biçimindeki yazıya inşâ, nesir yazarına da münşî denmiştir. Nesir hâlindeki yazıların bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere de münşeât denir. Münşeâtlarda resmî ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Bunlar, yazı hüneri göstermek amacıyla, çok süslü ve ağır bir dille yazılmış yazılardır.

 Fuzuli’nin bu dönemde yazılan “Şikâyetname” adlı eseri, edebiyatımızdaki ünlü bir mektuptur. Şikâyetname, Edebiyatımızda ilk edebi mektuptur. Nişancı Paşa Mektubu da denir. Kendisine bağlanan 9 akçelik maaşı alamadığını Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi'ye yazmıştır. 

 

Tanzimat Dönemi’nden itibaren posta pulu da kullanılarak ayrı bir kurum oluşturulmuş ve mektup türü yaygınlık kazanmıştır Şinasi’nin Paris’ten annesine yazdığı mektup bu dönemin ilk örneklerindendir.

Tanzimat edebiyatı döneminde Şinasi’nin öncülüğüyle başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiştir.Tanzimat döneminde ve sonraki dönemlerde bu türde bir çok eser verilmiştir.

 

 

Edebiyatımızdaki Bazı Önemli Mektuplar

1) Mevlana (13. yy) ® Mektubat (147 mektuptan oluşmuş; çoğu mektup Selçuklu Emirlerine yazılmıştır.)

2) Fuzuli (16. yy) ® Şikâyetname (Edebiyatımızda ilk edebi mektuptur. Nişancı Paşa Mektubu da denir. Kendisine bağlanan 9 akçelik maaşı alamadığını Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi'ye yazmıştır.)

3) Namık Kemal ® Namık Kemal'in Hususi Mektupları (3 cilt)

4) Abdülhak Hamit Tarhan ® Mektuplar

5) Ahmet Mithat Efendi-Muallim Naci ® Muhaberat Muhaverat

6) Ziya Gökalp ® Limni ve Malta Mektupları

7) Muallim Naci  ® Mektuplarım

8) Cevat Şakir Kabaağaçlı ® Mektuplarıyla Halikarnas Balıkçısı

     (Halikarnas Balıkçısı)

9) Nazım Hikmet Ran ® Kemal Tahir'e Mahpushaneden Mektuplar

                                   ® Cezaevinden Mehmet Fuat'a Mektuplar

                                   ® Bursa Cezaevi'nden Va-Nu'lara Mektuplar

                                        (Va-Nu: Ahmet Vala Nurettin) (Veli Nuri)

                                   ® Nazım ile Piraye

10) Cahit Sıtkı Tarancı ® Ziya'ya Mektuplar

11) Ahmet Hamdi Tanpınar ® Mektuplar

12) Kemal Tahir ® Kemal Tahir’den Fatma İrfan’a Mektuplar

 

 

 

Mektup türü, Türk edebiyatın öteki türlerini de etkilemiştir.Aynı zamanda mektup şeklinde yazılmış farklı türde eserler de vardır.

Örneğin: Şiir Türünde; Fuzuli "Şikayetname"yi, Abdurrahim Karakoç "Hasan'a mektuplar"ıNecip Fazıl Kısakürek " Zindandan Mehmedʼe Mektup" u, Orhan Veli Kanık "Oktayʼa Mektuplar"ı, Halit Fahri Ozansoy " Bayram Mektubu" nu, Haydar Ergülen Güzel Mektup"u yazmıştır.

Roman Türünde; Halide Edip Adıvar "Handan"ı, Hüseyin Rahmi Gürpınar "Mutallaka"yı yazmıştır.

Hikaye Türünde; Reşat Nuri Güntekin "Bir Damla Gözyaşı, Bir Hazin Hakikat, Yalan" ı Yakup Kadri Karaosmanoğlu "Millî Savaş Hikâyeleri"ni, Ömer Seyfettin "Sivrisinek, Lokantanın Esrarı, Memlekete Mektup"u yazmıştır.

Gezi Yazısı türünde ; Cenap Şahabettin "Avrupa Mektupları"nı Ahmet Rasim " Romanya Mektupları"nı yazmıştır.

.

 

4-Mektup Örnekleri

CAHİT SITKI TARANCI’dan ZİYA OSMAN SABA’ya

Ziyacığım,

Son mektubunu aldığım zaman –önceki akşam– yemeğe oturmak

üzereydim. Mektubun güzel bir salata yerine geçti. Bir dost

mektubunun insanın iştahı üzerinde hayırlı etkileri olabileceğini

bundan önceki deneyimlerimle bildiğim için şaşmadım. Sadece,

Valery’nin, ağıza atılan lokmayla o anda duyduğumuz ve

düşündüğümüz şeyler arasında karşılıklı etki bakımından sıkı

bir ilişki bulunduğu sözünü hatırlayarak, insan psikolojisine gene

en doğru gözlemlerin yapılması işine sevindim. Hani şu bahtsız

dünyamızın yönetimini de şairlere bıraksalar diyeceğim geliyor.

Yeryüzü, hülya ile gerçeğin birbirinden ayırt edilemeyeceği kadar

gerçek bir cennete dönerdi.

(...) En güzel şiirlerimizi daha yazmadığımızı, yaşımız ilerledikçe

yazacağımızı söylerken, daha keşfedilmemiş birçok güzellik

ilkeleri olduğunu söylemek istiyorum. Yavaş yavaş hepsini

keşfedeceğiz. şiirde “form” (biçim)dan ne anladığımı da, sırası gelmişken söyleyeyim. Söylemek istediğim şeyin –duygu, hayal, düşünce, izlenim,  ...vb.– nasıl söylenmek gerektiğini sezerek, keşfederek, onu o biçimde söylemeye “form” diyorum. Tabii bunun için de,anlatım aracımız olan sözcüklere gözümüz, kulağımız, elimiz,

ayağımız imişler gibi davranmak, onları vücudumuzun parçaları

gibi kabul etmek gerektir. Sözcüklerle bu kadar içli dışlı olduktan

sonra, hangi duygunun kapalı söylenmesi, hangi düşüncenin

kuvvetle belirtilmesi, hangi hayalin kırık dökük anlatılması

gerektiğini sezmek ve ona formu vermek biraz dikkate, biraz

çalışmaya bağlıdır. “şiirde, hiçbir vezinle, hiçbir ön yargıyla

kolu bağlı olmamak gerekir.” derken bu düşünceyle hareket

etmekteyim. Yani “Şiir, şairin kaprisinin, alışkanlığının filan tutsağı

olmayıp kendi hayatını yaşamalı, istediği form’u şaire zorla

kabul ettirmelidir ve şair şiirinin bu özlemini sezip ona o form’u

verebilmelidir” demek istiyorum. Hep aynı vezinle, aynı koşma

ya da gazel ya da mani biçiminde yazanların yanıldıklarını da

iddia etmekle kalmayıp kanıtlayabilirim de. (...)

Mektup uzadı bir kez oldu olacak, sana Hep Yaşadığıma Dair

başlıklı şiirimi nasıl ve ne gibi kaygı ve zorunluluklarla yazdığımı

kısaca anlatayım: Çalışma yöntemim ve dolayısıyla şiire karşı

davranışım üzerine bir düşünce sahibi olmuş olursun:

Bu bölge, bu yer pazar günü,

Bu şehir, bu tren sesi,

Gök bildiğim bu mavilik,

Yeşil dallardan süzülen;

Oturduğum rahat koltuk,

Beyaz örtüsü masanın,

Sigaram, kahvem, gazetem,

Elimin çizdiği kavis

Kovmak için sinekleri,

Ve esnemem arada bir

Hep yaşadığıma dair
.


Zindandan Mehmede Mektup

 

Zindanda iki hece.Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam,boynunda yafta...

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...

Git ve gel... Yüz adım...Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ,ne tırnak!

Bir alem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üstüste sorular soru içinde.

Düşün mü,konuş mu, sus mu ,unut mu?
Buradan insan mı çıkar,tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı,asıldı
Kaydını düştüler,mühür basıldı.
Geçti gitti,birkaç günlük fasıldı

Ondan kalan,boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler,bugün"maruzat"!
Çatık kaş...Hükumet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?

Anlamaz;yazısız,pulsuz,dilekçem...
Anlamaz!ruhuma geçti bilekçem!

Saat beş dedi mi,bir yırtıcı zil
Sayım var, maltada hizaya dizil!
Tek yekun içinde yazıl ve çizil!

 

Necip Fazıl Kısakürek


PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 

5-E-Posta

            Kişilerin dijital ortamda İnternet üzerinden birbirlerine gönderdikleri mektuplara e-posta adı verilir. Mektup ve e-posta arasında içerik ve yazıyı kullanması bakımından benzerlik olsa da kullandıkları araç birbirinden farklıdır. Mektup, için kâğıt, kalem, zarf gibi somut ögeler kullanılmasına rağmen e-posta için bilgisayar, akıllı cep telefonu vb. elektronik aygıtlar ve İnternet erişimi gereklidir, bu sanal bir ortamdır.

E-Postanın genel özellikleri

  • E-posta aslında İnternet dünyasının mektuplarıdır.
  • E-posta beyaz zarf içindeki mektupsa e-posta hesabı da bir posta kutusudur.
  • Mektup nasıl posta kutusuna geliyorsa e-posta da e-posta servis sağlayıcıdan aldığınız e-posta adresine gelir.
  • İnternet ortamında bir tuşa dokunmak suretiyle muhatabına aktarılan e-posta kâğıttan tasarruf da sağlar. Ancak mektubun belli bir düzeni vardır, e-postada böyle bir düzen yoktur.
  • E-posta, mektubun dönüşmüş, değişmiş, daha işlevsel hâle gelmiş ve daha hızlı gönderilen şeklidir.
  • İnternet ortamında e-posta yazılırken öncelikle konu ve yazma amacı belirlenmelidir. Bunlar belirlendikten sonra yazacağınız muhatabın yakınlığına göre bir hitap ifadesi (İyi günler, İyi akşamlar, Merhaba, Sevgili Arkadaşım, Sayın Yaşar Yaşamaz vb.) ile yazıya başlanır.
  • E-posta adres, bilgi, konu ve metin olmak üzere dört bölümden oluşur. Adres bölümüne e-postanın gönderileceği kişinin elektronik adresi, bilgi bölümüne bilgi sahibi olması gereken başka kişi veya kurumlar varsa onların e-posta adresi yazılır. Konu bölümüne gönderilecek iletiyi özetleyen birkaç sözcük yazılır. Metin bölümünde ise hitap sözü ile başlanarak e-posta metni
    yazılır. Metnin altına e-postayı yazan kişinin adı, soyadı, İletişim bilgileri eklenir.
  • E-posta metni yazıldıktan sonra dikkatlice okunmalı, yazım ve noktalama bakımından gözden geçirilmeli, görülen eksiklikler düzeltilmeli. Daha sonra muhatabın e-posta adresi yazılarak ona gönderilmelidir.

E-Postanın Öğeleri

Temel olarak bir e-posta gönderim sayfasında, gönderilen kişinin adresinin yazılacağı satır, iletinin içeriğine ilişkin bir başlık mahiyetinde olan "konu" satırı, iletinin yazılacağı ana metin bölümü, iletiye iliştirilecek doküman ve dosyaların ekleneceği "ekler" ve göndericinin bilgilerinin yer aldığı imza satırı yer alır (bakınız: Şekil 



1). Aşağıda genel olarak bir e-posta gönderi sayfasında yer alan ifadeler açıklanmaktadır:


Alıcı: Bu alana elektronik mektubun gönderildiği kişinin e-posta adresi yazılır. Gönderilecek kişi sayısı birden fazlaysa adresler arasına virgül konularak alıcı sayısı arttırılır.

Konu: Elektronik mektubun içeriğine uygun kısa bir tanım yazılır (Örneğin: Türk Dili Ders Ödevi, Ders Programı vb.)

Cc ekle: Bu alana e-postanın kopyası başka bir kişiye ya da kişilere gönderilecekse, onların adresleri yazılır. Cc'nin açılım İngilizce "Carbon Copy (aynen kopya)" ifadesinden gelmektedir.

Bcc ekle: Cc ifadesi ile aynı işlevi görür; ancak Cc'den farklı yanı, Bcc özelliği kullanıldığında e-postanın gönderildiği kişilerin elektronik mektubun kopyasının kimlere gönderildiğini görememeleridir. Bcc'nin açılım İngilizce "Blind Carbon Copy (görünmeyen aynen kopya)" ifadesinden gelmektedir.

İmza: İmza, gönderilen her mektubun sonuna otomatik olarak konulan, içeriği önceden hazırlanmış dosyalardır. İmza dosyaları, kullanılan elektronik mektup programının bir parçasıdır.

 

Elektronik mektup, mektubun oluşturulma amacından yola çıkılarak yapılan bir sınıflandırmada bir mektup çeşidi olarak değerlen dirilemez. Çünkü elektronik mektup, oluşturulma işlevinden değil gönderildiği ortamın özelliğinden ötürü bu ismi almaktadır. Söz gelimi bir özel mektup, postayla da İnternet’le de gönderilebilir. Bu mektup İnternet aracılığıyla gönderildi diye özel mektup olmaktan çıkmaz. Sadece elektronik ortamda gönderildiği için aynı zamanda elektronik mektup olma niteliğini kazanır.


Günümüzde ise elektronik devrimin geldiği son nokta olan internet ile anında ve etkileşimli olarak mektubun yerini internet ortamında gönderilen e-posta (e-mail)'lar almaktadır. Dünya çapında internet kullanım istatistiklerini tutan "Internet World Stats" adlı şirketin verilerine göre yalnızca 2015 yılında dünya genelinde 17 trilyon elektronik posta gönderilmiştir (internetworldstats.com). Yine anlık istatistiki verileri tutan worldometers.info/tr/ adlı web sitesinin verilerine göre tüm dünyada bir saniyede binlerce e-posta gönderilmekte. Dolayısıyla artık elektronik mektupların kâğıda dayalı mektupların yerini aldığını söylemek mümkün

PDF LİNKİ SAYFANIN AŞAĞISINDA 


6-Tutanak

            Meclis, kurul, toplantı, mahkeme müzakereleri sırasında söylenen sözlerin aynen yazıya geçirilmesi ile meydana gelen yazılı belge. Ayrıca bir durumun ve veya olayın nasıl meydana geldiğini tespit edip anlatan, ilgililer tarafından imzalanan belgelere de “tutanak” denir. Eskiden tutanaklara “zabıt” veya “zabıtname” adı verilirdi.

Tutanak, bir tür resmî yazışma örneğidir. Tutanak yazılması için mutlaka bir olumsuzluğun yaşanması gerekmez. Meclis çalışmalarında, mahkemelerde, kurul toplantılarında, kongrelerde, sınavlarda tutanak düzenlenebilir. Resmî ve özel kurumların yöneticileri tarafından yasalara ya da mevzuata aykırı görülen tutum ve davranışlar; tutanak yazma nedeni olabilir. Örneğin tutanak, kamu kurumlarında suç sayılan bir olayın meydana gelmesi sonucunda yazılacağı gibi yerel yönetim görevlilerinin iş yerlerini denetlemeleri sırasında yasa ve mevzuata aykırı tutumların belirlenmesinde de yazılır.

 

TUTANAĞI OLUŞTURAN UNSURLAR

1-Toplantı adı-yeri-zamanı-saati ifade edilen giriş bölümü

2-Toplantıda gündemi oluşturan konu ve konuşmaların yer aldığı gelişme bölümü

3-Toplantı kararlarının yer aldığı sonuç bölümü

4-Toplantıya katılanların imzalarını attığı imza bölümü

 

  • Tutanak yazısına büyük harflerle “TUTANAK” şeklinde başlık atılarak başlanır.
  • Toplantının,eylemin veya soruşturmanın tarihi, gerekçesi, amacı belirtilir.
  • Olay tutanağında olay, oluş sırasına göre bir plan içinde anlatılmalı; kişilerin konuşmaları olduğu gibi yazılmalıdır.
  • Tutanak, tutanağı hazırlayan kişi ve görgü tanıkları tarafından imzalanmalıdır.
  • Tutanakta kanaat belirtilmez ve bir sonuca varılmaz.
  • Tutanakta söylenen sözler eksiksiz yazılmalı, olayla ilgili bilgiler doğru verilmelidir.
  • Tutanakta görülen, duyulan ve yapılanlar olduğu gibi; kararlar, kabul edilen şekliyle yazılır; değişiklik yapılmaz.
  • “Olay tutanağı”, “toplantı tutanağı”, “ifade alma tutanağı”, “arama tutanağı”, “sınav tutanağı”, “teslim ve tesellüm tutanağı” gibi pek çok tutanak çeşidi vardır.
  • Tutanak yasal belge hükmündedir.

 


 

 

 

Kaynak:

·         Türk Dili ve Edebiyatı MEB Yayınları

·         Türk Dili ve Edebiyatı Sonuç Yayınları

·         derskonum.com

·         onedebiyat.net

 

 

 



pdf notlar -testler-yazılı soruları-konu anlatımları için :   derskonum.com



9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF
9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF






DİKKAT: KONU İLE İLGİLİ  TEST SORULARI İÇİN TIKLA



9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup Ders Notları PDF, 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Konu Anlatımı PDF, PDF DERS NOTLARI,


.........sponsorlu bağlantılar....... ..........sponsorlu bağlantılar........

PAYLAŞ BİZE DE KATKIN OLSUN :)

Facebook Twitter Google+
0 YORUM "9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Mektup/E-Posta Ünitesi Ders Notları PDF"

Back To Top -->