DERSKONUM.COM

TYT YKS TÜRKÇE DENEME SINAVI PDF,ONLİNE ÇÖZ 10

..........sponsorlu bağlantılar......... .........sponsorlu bağlantılar.......
.........sponsorlu bağlantılar....... .........sponsorlu bağlantılar.......

TYT TÜRKÇE DENEME SINAVI
TYT TÜRKÇE, TYT TÜRKÇE DENEME SINAVI PDF, TYT TÜRKÇE DENEMELERİ, TYT TÜRKÇE ONLİNE DENEME SINAVI, YKS TÜRKÇE DENEME SINAVI, YKS TÜRKÇE DENEME, 


TYT TÜRKÇE DENEME - 10  TÜRKÇE TESTİ


EĞER BU DENEMEYİ PDF OLARAK İNDİRMEK İSTERSENİZ TIKLAYIN

TYT TÜRKÇE DENEME - 10

1. Bu ozanımız, günlük yaşama bakarken tek katmanlı bir şiirden yana olmamış, toplumcu-gerçekçi düşünce üzerine çizdiği şiir haritasının kimi bölgelerinde birey­selliğe odaklanan şiirler de yazmıştır.
Bu parçadaki altı çizili sözlerin yerine sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
A)her türlü düşünceyi dile getiren şiirler yazmamış -insan sevgisini işleyen
B)sözcükleri mecaz anlamlarıyla kullanmış – kişisel­likten uzak temalar içeren
C)anlamsal zenginliğe ve derinliğe sahip şiirler ortaya koymuş – kişisel duyguları anlatan
D)  kendi yaşamını yansıtan şiir yazmaktan kaçınmış -yoruma açık
E)  duygusal şiirler yazmış – kendi bakış açısını yansı­tan

2. (I) Fazıl Hüsnü Dağlarca, yazılarının bir tanesinde "Yapabileceklerimin ancak binde birini gerçekleştirebildim." der. (II) Seksen üç yaşındayken bile hayatı bo­yunca Türk diline ve şiirine yönelik çalışmalar yapmış­tır. (III) Ne var ki o, hâlâ yapacağı bir şeyler olduğuna inanır, şairlik yolunda ne kadar uzun mesafeler kat et­se de gayretlerinin yarım kaldığını düşünürdü. (IV) An­cak bugün onun bu çalışmalarını bizim ne kadar de­ğerlendirdiğimizle ilgili kuşkularım var. (V) Dağlar­ca nm yapıtlarının uzağında kalmak, şiirinin enginliği­ne ulaşmaya çalışmamak gibi ciddi sorunlarla karşı karşıyayız ne yazık ki.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisin­den sonra düşüncenin akışına göre "Sanıyorum bu kadar aralıksız şiir çalışması yapmasının itici gücü de bu olmalıydı.” cümlesi getirilmelidir?
A) I.            B) II.            C) III.            D) IV.             E) V

3.     Çevirisi yapılmış yapıtların asılları, tazeliklerini koruyup  (kalıcılığı
                                                                               I

yakalayıp) sıkça değişen koşullara rağmen bambaşka (tekdüze)
                                                                                     II
anlamlar kazanırken o yapıtların  çevirileri zaman geçince eskiyebiliyor, (değerini yitire­ni biliyor,) Onun için yayınevlerinin,
         III
yapılan çevirilerde, sözlüklerde yer alan ancak kullanımdan düşmüş söz­cükleri temizleyerek (ayıklayarak) yayımlayacakları bu yapıttan
                         IV
gözden geçirmeleri (incelemeleri) gerekir.
              V
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisi, ay­raç içinde verilen açıklamasıyla uyuşmamaktadır?
A) I.            B) II.            C) III.            D) IV.          E) V




4. Son dönemlerde bireyin iç dünyasını anlatmayı yeğle­yen öykülerde anlam iyice değersizleşti; dil, anlamı ta­şıyamayacak bir hale geldi.
Bu cümledeki "dilin, anlamı taşıyamayacak bir hale gelmesi" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakiler­den hangisidir?
A) Düşüncelerin iyi yansıtılmasını sağlamak için yeni sözcüklere yer verilmemesi
B)  Her konuda yapıt ortaya konulamayacağının kabullenilememesi
C)  Anlamın ikinci plana düşmesiyle anlatımın yetersiz kalması
D)  Dilsel özelliklerin her türde ön plana çıkarılmaması
E)  Sanat değeri yüksek yapıtların daha çok okunması




5. Yayınevlerinin kendine ait bir kimliği ve yayın politikası­nın olması gerekir. Bu kimlikte, kuşkusuz, kitap, yazar seçimleriyle oluşan yayın çizgisinin yanı sıra kapak ta­sarımları ve yazılarının, sayfa düzeninin payı vardır. An­cak kimlik, bu saydıklarımızın hepsinin ötesinde — Okur deyip geçmemeli, belli düşüncedeki okurların ki­tap seçimlerine bakarak hangi yayınevinden beslendi­ğini anlayabilirsiniz. Bu bakımdan kendi okurunu oluşturabilmiş bir yayınevi kimlik sorununu büyük ölçüde çözmüş sayılır.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
A) daha çok güncel konuları anlatan yapıtlarla oluştu­rulabilir.
B) yazın alanında kalıcı bir yer edinmek için gereklidir.
C)yapıtların biçim özelliklerinde köklü bir değişim ger­çekleştirmekle sağlanabilir.
D) büyük ölçüde okurların tercihlerinde düğümlenir.
E)yayınevlerinin kitaba sadece gelir elde etmek ama­cıyla bakmamasıyla değer kazanır.

6. (I) Türk edebiyatında ismi yeni yeni duyulan sanatçı, son romanıyla Türk romanında ses getirmeyi başar­mıştır. (II) Bu romanını eleştirmenler, dönemine göre dil yönüyle yenilikçi bulmuş ve dikkat çeken bir roman olarak ele alıp incelemişlerdir. (III) Romanda, gelenek­le modernizmin çatışmasını yaşayan aile bireyleri, top­lumsal konumu ortaya konularak adeta analiz edilmiş­tir. (IV) Yani yazar, bu kişileri klasik konumundan çıka­rarak, daha çok psikolojik görünümleriyle öne çıkan bir birey olarak ele almış, olayı da bu özelliklere göre şekillendirmiştir. (V) Ayrıca yoğun ama akıcı olan anla­tımıyla birçok dergiden övgüler almıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde sözü edilen romanın içeriğine yönelik değerlendir­me söz konusudur?
A) I. ve II.                               B) I. ve IV.                  C) II. ve IV.
D) III. ve IV.                            E) IV. ve V.




7. Okur, bir romana başlarken uzun bir okumanın içine girdiğinin farkındadır,
Bu cümlenin sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygun­dur?
A) o, romanın kendisine sunduğu yaşama katılmayı, onun karakterleriyle bir yolculuğa çıkmayı baştan kabul etmiştir.
B)  yazarın, kendisine bir konuyu ya da bilgiyi en kısa zamanda özenle seçtiği cümlelerle anlatmasını is­ter.
C)   yazarlardan, yazdığı türe uygun bir anlatım oluştur­masını bekler.
D)  günlük yaşamın yoğunluğunu yaşayan okurlar, kendilerine vakit kaybettirecek yapıtları okumayı tercih etmez.
E) özgün bir dille yoğrulan romanlar bile okuru kendi içine çekemeyebiliyor.

8. (I)  Ernest Hemingway. "Klimanjaro’nun Karları" adlı ro­manında Klimanjaro Dağını "Güneşte aklınızın alama­yacağı  kadar beyaz bir dağ… şeklinde betimler.(II) 5896 metre yüksekliğindeki bu dağa yerel halk "Be­yaz Aydınlık" diyor.(III) Her yıl 10 bin kişinin ziyaret etti­ği Afrika’nın bu en yüksek dağı dünyanın bizlere bırak­tığı doğa harikalarının belki de en görkemlisi. (IV) Bir dahaki seyahatinizi planlarken "Kara Kıta"yı sakın unut­mayın. (V) Klimanjaro Dağı eteklerinde kurulan kamp­larda konaklayabilir, filleriyle ünlü  National Park’ı gezip safari turlarına katılabilirsiniz.
Bu parçayla ilgili olarak aşağıda verilenlerden han­gisi yanlıştır?
A)  I. cümlede, bir alıntıya yer verilmiştir.
B)  II. cümlede, bir adlandırma yapılmıştır.
C)  III. cümlede, karşılaştırma yapılmıştır.
D)  IV. cümlede, bir dolaylama vardır,
E)  V cümlede bir tasarıdan söz edilmiştir.




9. (I) Dilimizin söz varlığının boyutunun ne kadar oldu­ğuyla ilgili net bir bilgiye sahip değiliz. (II) Veri tabanın­da 800 bin dolayında söz varlığı olduğu ileri sürülüyor. (III) Ülkemizin değişik bölgelerindeki söz değerleri elli yıla yakındır yeniden derlenmiyor. (IV) Öte yandan de­ğişik bilim dallarından Türkçeye giren yabancı terimle­re karşılık bulmakta zorlanıyoruz. (V) Derleme, tarama, terim sözlüklerine gerekli önemin verilmemesi dilimizin söz zenginliklerinin kaybolmasına neden oluyor.
Türkçenin ele alındığı bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden han­gisi yanlıştır?
A)  I. cümlede, bir saptama yapılmıştır.
B)  II. cümlede, tahmine dayalı olarak sayısal verilere yer verilmiştir.
C)  III. cümlede, olumsuz bir durum anlatılmıştır.
D)  IV. cümlede, bir beklentide bulunulmuştur.
E)  V. cümlede, yargı gerekçesiyle birlikte verilmiştir.

10. (I) Çağdaş Türk öykücülüğünün öne çıkan isimlerinden Sevinç Çokum, yeni kitabıyla okuyucularıyla buluştu. (II) Yazar bu yapıtında da sessiz yaşamlarıyla kıyıda kal­mış kent insanlarının arasında dolaştırmaya devam edi­yor okuyucusunu. (III) Sıradan insanın günlük yaşamını sade, akıcı bir anlatımla vermesiyle yapıt, yazınımızda uzun yıllar okunacak nitelik gösteriyor. (IV) Bir didişme­yi anlatırken bile barışçıllığını yitirmeyen öyküler sun­masıyla yine yazın dünyasındaki benzerlerinden farkını hissettiriyor. (V) Okuyucusunun beklentilerini fazlasıyla karşılayacak gibi görünen son yapıtını da okurların ilgiy­le karşılayacağı bugünden belli.
Sevinç Çokum’un ele alındığı bu parçada numara­lanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede, edebiyatımızın yetkin bir öykücüsü ol­duğundan söz ediliyor.
B) II. cümlede, yapıtının içeriğiyle ilgili bilgi veriliyor.

C) III. cümlede, biçeminin, yapıtın kalıcılığını sağlayan bir özellik taşıdığı belirtiliyor.
D) IV. cümlede, yapıtının özgün bir nitelik taşıdığı belir­tiliyor.
E) V cümlede, bir dilek söz konusudur.

11.    Bu sözleri, onun iyi bir konuşmacı olduğunu gösterdi.
Bu cümlenin yüklemi çatı yönünden aşağıdakilerden hangisine benzemektedir?
A)  Anahtarı kaybedince kapıyı açamadık.
B)  Arkadaşlarım bu şiiri yazdığıma inanmadı.
C)  Çocuk, yerinden kalkıp otobüse yöneldi.
D)  Öğleye doğru derenin serin sularına daldık.
E)  Bu hafta hava sıcaklığı iyice arttı.

12. (I) Yazılı anlatımda ilk adım, konunun seçilip sınırlandırılmasıdır. (II) İkinci adım ise, sınırlandırılan konunun belli bir görüş açısından ele alınmasıdır. (İli) Ana düşün­ce bir konu değil, bir düşünce olmalıdır. (IV) Başka bir ifadeyle, ana düşünce belli bir yargıyı dile getirmelidir. (V) Ana düşünce anlaşılır olmalı, yanlış bir anlamaya yol açmamalıdır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangilerin­de eylemsi yoktur?
A) I. ve II.                               B) I. ve IV.                  C) II. ve IV.
D) III. ve IV.                            E) IV. ve V.







13.    Bu sergideki fotoğraflar, daha önce de dünyaca ünlü birçok sanat
                                                                                                                        I
müzesinde ve pek çok önemli sanatsal etkinlikte gösterildi. Sergide yer
                       II
alan fotoğraflarla bir­likte sanatçının geniş kapsamlı bir fotoğraf
                 III                                                     IV
albümünün de sergiyle eş zamanlı olarak sanatseverlerle buluşması
                             V
planlanıyor.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)  I. söz, bir sıfat tarafından belirtilmiş ad tamlamasıdır.
B)  II. sözcük, edilgen çatılı bir eylemdir.
C)  III. sözcük, türemiş bir addır.
D)  IV. söz, kurallı birleşik sıfattır.
E)  V. sözcükte "ile" (-le, -la), ilgeç görevindedir.

14. (I) Aralık ayıyla birlikte 2010 yılına da veda etmeye ha­zırlanıyor bütün dünya. (II) Her zamanki gibi yine çok şey bekliyoruz yeni yıldan. (III) Hele 2010’daki ekono­mik kriz, peş peşe gelen küresel felaketler, insanların daha fazla ümitsizliğe düşmesine neden oldu. (IV) Ye­ni yıl, sihirli bir değnek dokunmuşçasına hayatımızı iyi­leştirmeli; biz de kendimizi tam hayal ettiğimiz o mutlu anlarda bulmalıyız. (V) Ne geride kalan zor günlerin iz­leri olmalı onda ne de gelecek günlerin kaygısı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlenin yüklemi, şimdiki zamanla çekimlenmiş devrik bir cümledir.
B)  II. cümle, basit yapılı kurallı bir cümledir.
C) III. cümle, birden fazla yan cümleden oluşan girişik bileşik bir cümledir.
D)  IV. cümle bağımsız sıralı cümledir.
E)  V. cümle, anlamca olumsuz bir cümledir.

15. (I) Gerede, Bolu’nun en eski ilçesidir. (II) Ankara, Çan­kırı ve Bolu illeriyle sınır komşusudur. (III) İlçe, deniz se­viyesinden 1350 metre yüksekliktedir. (IV) İlçenin sınır­ları içinde kalan Kapaklı Gölü ve Karagöl, başlıca me­sirelik alanlardır. (V) Esentepe adıyla bilinen bölgede ise kışın kar kayağı, yazın çim kayağı yapmak müm­kündür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A)  I. cümle, iki öğeli bir ad cümlesidir.
B)  II. cümlenin yüklemi, isim tamlamasıdır.
C) III. cümlede, yüklemi durum yönünden tamamlayan sözcük kullanılmıştır.
D)  IV. cümlenin öznesi, tamlananı bağlama grubu olan bir sıfat tamlamasıdır.
E)  V. cümlede farklı türde eylemsilere yer verilmiştir.

16. Balıkçılığın usulsüz tekniklerle çok mikdarda ve bilgisizce yapılması
                              I                                             II
bazı balık türlerinin tükenmeye yüz tut­masına sebep olmuştur. Bunun yanında farklı ülkelerin balıkçıları arasında pek çok anlaşmazlık ortaya
                                                                                 III
çıkınca çare olarak balıkçılık hususunda uluslararası kanunlar ve
                                                                                IV
sözleşmeler hazırlanmıştır.
       V
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi­nin yazımı yanlıştır?
A) I.            B) II.            C) III.            D) IV.            E) V.





17. Kaynaşlı ilçesinde "1300 metre rakımda doğal bir gölet vardır. Yaylanın  etrafında kayın,  gürgen (II) köknar ağaçlarından oluşan (III)karışık orman yapısıyla Torkul Yaylası ve Gölet (IV) doğal yürüyüş ve koşu yolla­rına sahiptir. Ayrıca burada  gençlik kampları (V) mesi­re ve piknik için  uygun yerlerdir.
Bu parçadaki numaralı yerlerin hangisine noktala­ma işareti konmasına gerek yoktur?
A) I.            B) II.            C)III.         D) IV.            E) V.

18. Peru’da yaşayan bir yazar olarak  zaman zaman yazar­lığın, benim ülkemdeki gibi pek az okurun bulunduğu, yok­sulluğun diz boyu olduğu kültürün belli bir azınlığın ayrıcalığı gibi görüldüğe lüks olup olmadığı­nı düşünürdüm. Ne var ki  böylesi kuşkular yazma tut­kumu hiçbir zaman azaltmadı. Vaktimin büyük bölü­münü hayatımı kazanmam için çalışmak zorunda oldu­ğum dönemlerde bile kendimce hep yazmayı sürdür­düm. Bu —.
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
A)  benim belli bir yazınsal türe bağlı kalmadığım anla­mına gelir
B) edebiyatı toplumsal gerçeklerden bağımsız olarak ele aldığımı gösterir
C)  edebiyatın eğitici yönünü göz ardı ettiğim gibi anla­şılmamalı
D)  okurların beklentilerini karşıladığımı gösterir
E)  edebiyatın salt toplumsal sorunları ele almadığı an­lamına gelir

19.    Antik Çağda önemli bir yerleşim yeri olan Assos’ta denizden 230
                   I                                                                                          II

metre yükseklikte Athena Tapınağı bulunuyor. MÖ VI. Yüzyılın
                                          III                                               IV
ortalarında yapılan tapınak,tüm köye, Ege Denizine ve Midilli Adası’na
                                                                         V
tepeden bakmaya devam ediyor.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A) I.             B) II.           C) III.            D) IV.             E) V.




20.    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozuk­luğu vardır?
A)Ahmet hiç kimseyi üzmek istemez, herkesle iyi ge­çinmenin yollarını arardı.
B) Onunla on beş yıl önce bir arkadaşımın evinde ta­nışmıştım.
C) Hepimizi eğlendiren bu gösteriye halkın ilgisi bü­yüktü.
D)Sanatçı, eleştirilerinde her zaman toplumcu ger­çekçiliğe bağlı kalmıştır.
E)Bana sorarsanız iyi bir edebiyat okuru, eğlenmek için kitap okuyandır, diye derim.




21.    Görme algısındaki herhangi bir kusur, çocuğun yazılı şekilleri
                                             I                                II
tanımasını ve bunları birbirinden ayırt etmesini engellemekte:
       III                                                                           IV
dolayısıyla okuma güçlüklerine neden olmaktadır.
                                        V
Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangilerin­de kaynaştırma ünsüzü vardır?
A) I. ve II.                               B) I. ve IV.                  C) II. ve IV.
D) III. ve V.                             E) IV. ve V.






22. Akşama doğru Tuşba’yı, Van’ı ardımızda bırakıyoruz. Muradiye Şelalesi’ni, Akdamar Adası’nı ( ) Efsaneleriyle ( ) söylenceleriyle ve tarihi kalıntılarıyla zihnimde iyi­ce yer ediniyor Van şehri. Ayrıca bizi gezimiz boyunca yalnız bırakmayan Van Gölü de büyüleyen güzelliği ile aklımızdan hiç çıkmayacak ( ) Böyle bir doyurucu ge­zi karşısında kim şaşkınlığa uğramaz ki ( ) Biz de ga­rip duygularla arabamızla ilerliyoruz.
Bu parçada ayraçla ( ) belirtilen yerlere, aşağıdakilerden hangisinde verilen noktalama işaretleri sıra­sıyla getirilmelidir?
A) (…) (:) (;) (!)                                B) (;) (…) (.) (?)
C) (.) (…) (,) (.)                                 D) (…) (,) (.) (;)
E) (…) (,) (.) (?)




23. (I) Son yapıtım üzerinde çalışırken teknikle ilgili olarak hiç yapılmadığını düşündüğüm şeylerden birini yap­maya karar verdim. (II) Bizde genellikle anlatıcı, geç­miş zamandan geleceğe doğru akan olayları sıraya koyar, bizi düz çizgisel bir anlatımla baş başa bırakır.(III)  Bu, geçmişten günümüze doğru akan olayların şimdiki zaman ekseninde toparlanması yoluyla olur.(IV)  Ben, ilk kez geleceği de söyleyen, bunu şimdiyi anlamada bir teknik olarak kullanan bir roman yazma­ya karar verdim. (V) ‘Rüya Körü’, geçmişin ve gelece­ğin sürekli açıklandığı bir şimdiki zaman romanıdır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerin­de klasik roman anlayışına yönelik bilgi verilmek­tedir?
A) I. ve II.                               B) II. ve III.                  C) III. ve IV.
D) III. ve V.                             E) IV. ve V.




24.    İstanbul’un dünyanın en önemli medeniyetlerinden bi­rine ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz?
Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Adıl                                    B) Zincirleme ad takımı         
C) Sıfat-fiil                             D) Bileşik çekimli eylem     
E) Bağlaç

25.   Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözlerin han­gisinde zaman anlamı yoktur?
A)  Tren ikinci istasyona varmadan biz arabayla eve varmıştık.
B)  Yıllar sonra okula uğradığında birçok öğretmeninin hâlâ mesleğine devam ettiğini gördü.
C)  Babam birkaç hafta içinde iş yerini karşı mahalleye taşıyacak.
D) Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan şair, sözcükle­rin anlam evreninde yenilikler peşinde koşuyor.
E)  Sağanak yağış başlayınca sokaktaki insanlar dük­kânlara kaçıştı.

26. Bir tür göçebe kelebek Monarch. On santim kadar ge­nişliğe açılan, siyah çizgili, beyaz benekleri de olan tu­runcu renkli kanatları var. Monarchların Kanada’dan Meksika’ya yaptıkları binlerce kilometrelik yolculuk dil­lere destan. Yaklaşık 250 milyon civarında renk renk kelebek günde 100 kilometreye yakın yol alıyor. Yüz­lerce, binlerce, milyonlarca göçmen kelebek sürüsü… Dünyada görebileceğiniz en güzel canlı kartpostallar­dan biri… Meksika’daki Morelia kasabasına gidip hem bu muhteşem doğa olayına şahit olabilir hem de bu şi­rin mi şirin kasabada kafanızı dinleyebilirsiniz.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Çoğullaştırma    
B) Yineleme    
C) Eksiltili cümle
D) Birinci kişili anlatım       
E) Deyimler
 
27. Ahlat’ta taş ustalığı binlerce yıldır süren bir gelenek. Bu şehirde evler kırmızımsı taşlardan yapılmıştır. Bu taşın tercih edilmesinin en önemli sebebi sıva veya boyaya ihtiyaç duymaması ve iklime en uygun malzeme olma­sıdır. Beyaz ve siyah renkleri de olan taşlar, yapıldığı bi­naları yazın serin, kışın ise sıcak tutuyor. Bu uygun yalı­tım özelliğinin yanında yontulması ve şekillendirilmesindeki kolaylıklardan dolayı Anadolu’nun farklı yerlerine de satılıyor. Ahlat dışında herhangi bir yerde böyle bir rezerve de rastlanmamış. Özellikle 11 ve 20. yüzyıl ara­sındaki mimarimizde, bu taş etkili olmuş.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A)  Açıklayıcı bir anlatıma yer verme
B)  Karşılaştırmadan yararlanma
C)  Betimleyici sözler kullanma
D)  Karşıt anlamlı sözcüklere yer verme
E)  Devrik cümlelere yer verme

28. Türkçenin söz değerlen arasında deyimlerin özel bir yeri vardır. Deyimler halkın ortak yaşattığı, her milletin kendi öz benliğinden doğmuş söz değerleridir. Genel­likle birden çok sözcükten oluşur. Gerçek anlamından ayrı anlamlan vardır. Söze akıcılık kazandıran, çekicilik katan özellikleriyle ilgi çeker. Alışılan kalıbını değiştire­mezsiniz ama deyim anlamını yitirmeden değişik ağız­larda başka biçimlere bürünebilir.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi deyim­lerin özelliklerden biri değildir?
A) Ulusallık                           
B) İçtenlik             

C) Mecazlık
D) Anonimlik                         
E) Kalıplaşmışlık

29. Şiirde anlam, doğrudan doğruya zekâya hitap eder. Anlam şiirden düzyazıya ya da bir dilden başka dile çevrildiği zaman çerçevesi değişmez. Ama şiirin şiir oluşu bu anlam ile değildir. O halde şairin bir araya topladığı sözcüklere ve seslere hayat veren, dizelerin basit parçalan arasındaki birliği sağlayan başka bir şey var. Öyle bir şey ki en küçük bir değişiklik şiiri öldüre­biliyor.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)  Şiirin, görünen ve görünmeyen anlamlar taşıdığı
B)  Şiirin herkes tarafından aynı şekilde algılanan bir anlamı olduğu
C)  Şairlerin, şiirlerini yazarken, istediği şeyi anlatabile­ceği
D)  Kapalı anlatıma sanıp şiirlerin daha çok beğenildiği
E)  Şiiri şiir yapan içeriği değil, biçemi olduğu

30. Batı’da ansiklopedilerin, kurumsal bir kimliğe bürüne­rek, sürekli yapılan basımlarla güncellendiğini, geniş­letildiğini biliyoruz. Bizde ise ansiklopediler her za­man tamamlanmaya, yenilenmeye değmeyecek çalış­malar olarak algılandı Çünkü ansiklopediler, yayıncı­lar tarafından gösterişli ciltleriyle kitaplığı süsleyen, raflarda tozlanan bir eşya olarak görüldü. Bu yüzden bunların yeniden düzenlenmesi, sınıflandırılması, bi­limsel bir bakış açısıyla farklı bir şekilde üretilmesi yo­luna gidilmedi.
Bu parçada yazar, aşağıdakilerin hangisinden ya­kınmaktadır?
A)Ülkemizde ansiklopedi çalışmalarına gereken öne­min verilmeyişinden
B)Ülkemizdeki ansiklopedilerin sadece öğrenciler ta­rafından yararlanılan kaynaklar olarak görülmesin­den
C)Ansiklopedilerin görsellik yönüyle doyurucu bir içeriğe sahip olmamasından
D) Ansiklopedilerin öznel ölçütlerle hazırlanmasından
E) Ansiklopedilerin anlaşılır ve akıcı bir anlatımdan uzak olmasından
  
31. Kızmalarının bir mahsuru yok ama benim amacım bu değil ki. Bağırarak, sloganlaştırarak dile getirmiyorum anlattığım hiçbir şeyi. Tarihi köklerimizdeki gibi birbiri­mizden farklı insanlar olsak da ortak bir yaşam kültürü oluşturmalıyız, diyorum ısrarla. Bir yazar olarak bana "Ülkenizin en büyük sorunu nedir?” diye sorsalar, "Ta­hammülsüzlüktür." derim. Herkes kendi tarafını seçe­rek radikalleşiyor, sertleşiyor, saflar keskinleşiyor. Biz bunun acısını yakın zamanda çok yaşadık. Dolayısıyla bu ortamın tekrar oluşması beni endişelendirir.
Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Bizde bir tartışma kültürünün oluşmamasını neye bağlıyorsunuz?
B)Yapıtlarınızda hep mutluluk içinde yaşayan insan­ları mı anlatmayı tercih ediyorsunuz?
C)Sizce yapıtınızda anlattığınız bazı olaylardan dola­yı okurlarınız size kızabilirler mi?
D)Son dönemlerdeki toplumsal değişim ve gelişmele­ri nasıl değerlendiriyorsunuz?
E)  Okurlarınızdan son yapıtınızla ilgili nasıl tepkiler alı­yorsunuz?

32. Derler ki bir düşünceye adanmışlık, bağlanmıştık şiirin doğasıyla bağdaşmaz. Şiirsellik, ülküde ya da düşün­cede değil; dilde, sözcüklerde gizlidir. Bir bakıma doğ­rudur bu sav. Şiirselliğin öz suyunda eritilmemiş dü­şünce; şiirin kanadını kırar, rengini karartır, dahası so­luğunu keser. Sanatçı bu gerçeğin farkında olmalıdır. Şiirini, salt bir duyuru aracı gibi kullanmamalı, dilinin olanaklarıyla renklendirmelidir.
Bu parçanın bütününde anlatılmak istenen aşağı­dakilerden hangisidir?
A)Duygular ve düşünceler şiirsel bir dille yoğrularak şiire aktarılmalıdır.
B)Okuru bir düşünceye yönlendirmeye çalışan şairle­rin şiirleri geniş kitlelere seslenemez.
C) Toplumun beklentilerini dikkate alan şairlerin şiirleri okurlarca daha çok ilgi görür.
D) Belli bir düşünceyi savunmak amacıyla yazılan şiir­ler, o düşünce geçerliliğini koruduğu sürece varlığı­nı sürdürür.
E) Şiir, her kesimden insanın anladığı bir dille yazılma­lıdır.

33. Toplum, yazar olmak isteyenleri eleme işlevini severek yapıyor, bunun yanında yazar olma yolunda emekleyenlere karşı pek anlayışlı olmuyor. Onlara bir çıraklık dönemi şansı tanımıyor. Öğrenci olunmadan büyük sanatçı olunamayacağını akıldan uzak tutuyor. Kendini kabul ettirmiş yazarlar dışında hiçbir yazarı kabul etmi­yor. Sanatçı olmak için özel bir yetenek gerektiğini ga­yet iyi bilen toplum, böyle bir yeteneğin güçlü bir yazar kişiliğine dönüşmesi için belirli bir zaman gerektiğini göz ardı ediyor.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Yazar adaylarının toplumdan gereken desteği gör­mediğine
B) Bir çıraklık dönemi geçirilmeden usta sanatçı olu­namayacağına
C)Usta bir sanatçı olabilmek için, toplumsal temalar­da yapıt ortaya koymak gerektiğine
D) Sanatçı olmak için yeteneğin zaman içinde işlen­mesi gerektiğine
E)Toplumun, kişilerin yazarlık kimliğini hak edip etme­diğini belirleme konusunda hevesli olduğuna
  
34. Dili, renkli ve şiirsel kullanmak yazının ön koşulların­dan biridir. Kalemi her eline alanın dili böyle kullanma­sı kolay değildir, inceliğine, derinliğine, egemen olma­sı gerekir dilin. Sade ama yoğun kullanmalıdır onu. Çünkü bir dil yüzyıllardan beri belli özellikler, renkler ve anlatım biçimleri kazanmıştır. Bunların hepsinden yararlanmalıdır yazar. Yoksa kendine özgü bir stil oluş­turamaz. Konular birbirinden ayrı olsa da, birinin yaz­dığı ötekine benzer. Bu tavır, politik olarak gerekli ola­bilir, ancak dili giderek sığlaştırır, okuru çok yönlü dü­şünmeye götüremez.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A)Yazarların, dilin bütün kazanımlarından yararlanma­dan özgünlüğü yakalayamayacağına
B) Dilin oluşumunun, uzun bir sürece sahip olduğuna
C) Özlü anlatımla yalınlığın bir arada olması gerektiğine
D) Dili, zenginliğini ortaya çıkaracak şekilde kullanma­nın zorluğuna
E)Dilin anlamsal boyutunun değişmesinin sadece ya­zarlara bağlı olduğuna

35. Edebiyat, insanların duyguları yanında düşüncelerine seslenebilen doyurucu bir alan. Tabii ki onlara bunu duyurabilirseniz yani onlara ulaşabilirseniz. Tanıtım bu açı­dan bence çok yararlı. Neden sadece belirli bir sayının içinde kalalım yetmiş milyonluk bir ülkede? Mümkün ol­duğu kadar çok insana ulaştırabiliriz edebiyatı. İnsanlar edebiyatın hem bir şeyler öğrenebilecekleri hem zevk alabilecekleri eğlenceli bir alan olduğunu anlayabilirler böylece.
Bu parçada yazarın anlatmak istediği aşağıdakiler­den hangisidir?
A)  Edebi yapıtların sadece eğlence amacıyla okun­maması gerektiği
B)  Yazarların anlatmak istediklerini yapıtın dokusuna dolaylı olarak sindirmesinin uygun olacağı
C)  Yazınsal ürünlerin, yararlanmaları için tanıtım çalışmalarıyla halka ulaştırılması gerektiği
D)  Kolay anlaşılan yapıtların daha çok okur bulacağı
E)  Eleştirisini yaptığı sanatçının kişiliğini de önemse­diği

36. —- Nasıl ki bir insanın hareketlerine, yürüyüşüne, ko­nuşma tarzına, giyim kuşamına bakarak o insanın ki­şiliğiyle ilgili değerlendirmede bulunuruz. Aynen öyle de, bir yapıtın niteliği ile ilgili fikir yürütmek için onun dış yapısından yola çıkabiliriz.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre, aşa­ğıdakilerden hangisi getirilebilir?
A)Bir yapıtın dış yapısına ait özelliklere bakılarak, o yapıtın içindekilerle ilgili fikir yürütmek doğru değildir.
B) Bir yapıtın biçimsel özelliklerinin niteliği, o yapıtın kalıcı olmasında etkilidir.
C)Sanat yapıtının değeri, içeriğiyle biçiminin uyumlu olup olmamasıyla ölçülür.
D) Her sanat yapıtı, içinde oluştuğu dönemin özellik­lerinden izler taşır.
E)Bir sanat yapıtının dış görünüşü, onun sanatsal de­ğeri ile ilgili ipuçları verir.

37. Son kitabımı, tahminimden daha kısa sürede yazdım, yaklaşık on beş ay sürdü ki bu benim rekorum. Bundan önceki kitaplarım en az üç yılımı almıştı. Kısa sürede ya­zıldı ama öncesinde bir yıllık bir hazırlık sürecinden ge­çildiği için böyle oldu. Çok kitap, makale okudum. Bir paragraf yazabilmek için bir kitap okuduğumu hatırla­rım. İlk öykülerimi üniversite sıralarında 1975’te yazdı­ğım düşünülecek olursa aslında bu kitap bir yandan otuz beş yıllık bir emeğin sonucudur da. Öteki kitapları­mı göz ardı etmek için söylemiyorum ama bu kitap be­nim kıymetlim gibi diyebilirim.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisine yanıt alınamaz?
A)  Kitabınızı yazarken bir ön hazırlık yaptınız mı?

B)  Yazı çalışmalarınıza ne zaman başladınız?
C)  Bu kitabınızda neyi anlatmak istediniz?
D)  Yapıtlarınızı ne kadar sürede yazarsınız?
E)  Son kitabınızı diğer yapıtlarınızdan ayrı tutar mısınız?
38. Şiirler, şairler yazarlar ve kitaplar ekseninde gezinen yazılarım iki kitapta toplandı şimdilik. Bu kitaplar okur­lar için Türk edebiyatının bir yol haritası olarak görül­sün isterim. Kapsadığı geniş yelpazeyle yazın dünyası için bir arşiv görevi de göreceklerine inanıyorum bu kitaplardaki yazılana Günümüz edebiyat dünyası hak­kında bilgi sahibi olmak isteyenlerin yalın, içten bir an­latımıyla bu kitaplardan memnun kalacakları kanısın­dayım. Üçüncü bir kitabımda da resim, ressam ve ser­gi yazılarımı bir araya getireceğim.
Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A)  Yapıtlarının geniş bir bilgi birikimi içerdiği
B)  Yalın ve samimi bir anlatımla kitaplarını yazdığı
C)  Yeni bir kitap hazırlığı içinde olduğu
D)  Geniş bir okur kitlesine seslenmeyi amaçladığı
E)  Yazınımız için başvuru kaynağı niteliği taşıdığı

39. Tarihî roman, roman türleri arasında zor bir türdür. Ya­zar, bir taraftan romanında esas aldığı zaman dilimini her şeyiyle öğrenmek zorundadır, diğer taraftan tarihî gerçeklere bağlı kalmak durumundadır. Bu noktada yazarın romanı oluşturmaya yönelik hareket alanı sınır­lıdır. Ancak roman türü, ana çerçeveyi koruyarak ayrın­tılarda hayalin elverdiği müdahaleleri yapma konusun­da yazarı özgür bırakır. Kurmaca dünyanın kendisine sağladığı imkânları kullanan yazar, ilgi çekmek için mutlaka merak ve entrika unsurlarına yer vermelidir. El­bette dönemin konuşulan diline sadık kalarak.
Bu parçada tarihi romanla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A)  Dilin bütün olanaklarının kullanılarak yazılması ge­rektiğine
B)  Diğer türlere göre bazı zorluklar içerdiğine
C)Tarihi gerçeklerin detaylarını yazarken, yazarın düş gücünden yararlanabileceğine
D)  Yazarın anlattığı dönemi iyi bilmesi gerektiğine
E)  Dikkat çekmek için gizli ve ilginç durumları anlat­mak gerektiğine

40. Bu ozanımız, her seferinde şiire başka bir pencereden bakıyor mutlaka, ilk üç kitabında tarihe, mitolojiye yap­tığı göndermelerle değişik zamanları, mekânları ve ka­rakterleri günümüze taşıdı. Son kitabında ise değerle­rin hızla ticari malzeme haline geldiği bir çağda şiirin saf güzelliğini sürdürmenin derdinde. Simge ve söz sanatlarına çok fazla itibar etmeden dil oyunlarına baş­vurmadan lirik-epik unsurların uyum içinde olduğu, za­man zaman okurları tebessüm ettiren ironik bir söyle­yişi tercih ediyor. Kentleşerek kimliğini kaybeden, iyi ve kötü arasında gelgitler yaşayan insanda oluşan acı do­lu duyguları dile getiriyor.
Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A)  İnsanların yaşamı tanımalarını sağlama amacıyla şi­irler yazdığına
B)  Sürekli bir arayış içinde olduğuna
C)  Yaşamdaki hüzünlü konuları anlattığına
D)  Şiirlerinin, içerik bakımından farklı özellikler taşıdı­ğına
E)  Şiirlerinde yer yer gülmece öğelerine yer verdiğine


CEVAPLAR
1
C
9
D
17
C
25
D
33
C
2
C
10
E
18
B
26
D
34
E
3
B
11
A
19
D
27
E
35
C
4
C
12
D
20
E
28
B
36
E
5
D
13
C
21
D
29
E
37
C
6
D
14
B
22
E
30
A
38
D
7
A
15
C
23
B
31
C
39
A
8
E
16
B
24
E
32
A
40
A

.........sponsorlu bağlantılar....... ..........sponsorlu bağlantılar........

PAYLAŞ BİZE DE KATKIN OLSUN :)

Facebook Twitter Google+
0 YORUM "TYT YKS TÜRKÇE DENEME SINAVI PDF,ONLİNE ÇÖZ 10"

Back To Top -->