MİLLİ EDEBİYAT ROMANLARI ÖZETLERİ

..........sponsorlu bağlantılar......... .........sponsorlu bağlantılar.......

 MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ROMAN ÖZETLERİ,
MİLLİ EDEBİYAT ROMANLARI ÖZETLERİ, MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ROMAN ÖZETLERİ, MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ROMANLARININ ÖZETLERİ, MİLLİ EDEBİYAT,

ATEŞTEN GÖMLEK (1922)
GENİŞ ÖZET VE TAHLİL İÇİN TIKLAAA
Romanın çoğu Peyami’nin hatıra defterinden ibarettir ve olay onun ağzından anlatılmıştır.
Peyami, Ankara’da Cebeci Hastanesinde yatarken, 4 Kasım 17 Aralık tarihleri arasında, kırk üç gün zarfında hatırladıklarını bir deftere yazmıştır. Bunun dışında yine Peyami’nin ağzından
İhsan ile Cemal’i hatırlayan on bir sayfalık bir “sonuç” bölümü vardır.
İzmir’in işgali sırasında kocası ve oğlu Yunanlar tarafından öldürülen Ayşe, bir İtalyan ailenin yanına sığınır; onların yardımıyla İstanbul’a, akrabaları Peyami’nin annesinin evine gider. Dışişleri’nde memur olan Peyami de bu evde kalmaktadır.
Bir müddet sonra Ayşe Gedikpaşa’da başka bir eve, kendi evine taşınır. İstanbul’da ülke için bir mücadele arzusu uyanır ve vatanın kurtarılması için protesto mitingleri yapılır. Tam bu günlerde,
İstanbul, İngilizler tarafından işgal edilir. İşgalciler, kendilerine muhalif olanların ileri gelenlerini sürgüne göndermeye başlar.
Bu arada Ayşe’den de şüphelenilir ve evi aranır. Ayşe, İstanbullu gençlerin gözünde İzmir’in ve
kurtuluşun sembolüdür.Peyami ve arkadaşı İhsan, Ayşe ile birlikteKuva-yi Millîye’ye katılmak
üzere Anadolu’ya geçerler. Bir yandan da Peyami ve İhsan, hasta bakıcılık yapan Ayşe’yi
içten içe sevmektedirler.

SİNEKLİ BAKKAL
GENİŞ ÖZET VE TAHLİL İÇİN TIKLAAA

Eser, II. Abdülhamit Dönemi İstanbul’unu anlatan bir töre romanıdır.Yazarın en tanınmış romanlarından biridir. Halide Edip’in yurt dışındayken yazdığı bu eser, ilk olarak
1935’te “The Clown en His Daughter" (Soytarı ve Kızı) adıyla Londra’da basılmış, 1936’da “Sinekli Bakkal” adıyla Türkçe olarak yayımlanmıştır. Roman, II. Abdülhamit Dönemi
Doğu-Batı çatışması üzerine kurulu olan olup kültürel ve sosyal olayları ele alır.

Olaylar, İstanbul’un Aksaray semtinde, Sinekli Bakkal Sokağı’nda geçer. Mahalle imamının kızı Emine, babasına rağmen orta oyununda zenne (kadın) rolünde oynayan
Tevfik ile evlenir. Babası, bunun üzerine Emine’yi evlatlıktan reddeder.
Genç karı-koca bir müddet geçim sıkıntısı çekerler. Sonunda bir bakkal dükkanı açarlarsa da Tevfik burayı işletemez. Emine’nin Tevfik’ten bir kızı olur, fakat kocası
mahallede zenne rolüne çıktığı için “Kız Tevfik” diye anılır ve bu yüzden ayrılırlar. Emine babasının evine döner, mahalle imamı olan babası onu affeder. Emine’nin kızı Rabia güzel sesiyle Kur'an ve mevlit okur. Zaptiye Nazırı, Selim Paşa, bu sesi beğenir ve ona İtalyan müzisyen
Peregrini’den ders aldırtır.

Tevfik ise orta oyununda iyice ustalaşarak İstanbul’un ünlü bir sanatçısı olur. Bir oyunda karısının taklidini yaptığı için İstanbul’dan sürgün edilir. Gelibolu’ya sürgüne giden Tevfik,
İstanbul’a dönünce kızı Rabia’yı yanına alır. Ancak Genç Türkler adlı bir gruba katıldığı için bu sefer Şam’a sürgüne gönderilir. Rabia’ya olan aşkından dolayı Müslüman olan ve Osman adını alan piyano öğretmeni Peregrini ve Rabia evlenirler.
1908’de Meşrutiyet ilan edilince Tevfik, sürgünden döner. Rabia’nın bir çocuğu olur ve Sinekli Bakkal Sokağı’ndakimutlu günler tekrar başlar.

VURUN KAHPEYE

Romanda İstanbullu idealist bir öğretmen olan Aliye’nin vatan için yaptığı fedakârlığın yanlış anlaşılması ele alınır. Aliye 1919 yılında İstanbul’dan Anadolu’ya gider ve faaliyetleriyle
Millî Mücadele’ye destek verir. Küçük bir Kuvayı millîye grubu kuran Tosun Bey de zaman zaman kasabaya uğrar ve Aliye’ye destek olur. Ancak Millî Mücadele karşıtı, köy
imamı Hacı Fettah ve Katrancılardan Uzun Hüseyin Efendi, Yunanlılarla işbirliği yaparak Kuvayımillîye ve Aliye hakkında olumsuz kampanyalar başlatırlar. Sonunda Hacı Fettah, kasabanın
da desteğini alarak Aliye’ye karşı çıkar, ona birçok eziyet çektirir ve taşlanmak suretiyle onu linç ettirir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan Hacı
Fettah ve Hüseyin Efendi idama mahkûm edilir, Aliye’nin öldürüldüğü meydanda asılırlar.

Kurtuluş Savaşı etrafında gelişen romanda, Anadolu insanı bağnaz ve sabit fikirli olarak sunulurken; Kuvayımillîye’nin oluşumu, bölge halkının Millî Mücadele’ye karşı tutumu,
dağılan Osmanlı’nın eski temsilcileri anlatılır. Eser, sinemaya da uyarlanmıştır.


PAYLAŞ BİZE DE KATKIN OLSUN :)

Facebook Twitter Google+
0 YORUM "MİLLİ EDEBİYAT ROMANLARI ÖZETLERİ"

Back To Top -->